29 Mart 2008 Cumartesi

İşte bir haftasonu daha geldi....


Üç gün önce 20'lik dişlerimden birini çektirdim..2,5 mm.lik bir kök parçası içerde kaldı. Ondan dolayımı bilmiyorum ama hala çok canım yanıyor. Alttaki 20'lik dişlerimden birisi çene cerrahı tarafından cerrahi çekimle alınacak önümüzdeki günlerde, ben kaçmazsam tabiki:))))))) Normal çekim bile beni bu kadar etkilemişken, cerrahi çekimi hiç yaptırmak istemiyorum ama çektirmezsem sonradan daha büyük acı çekeceğimi de biliyorum...Çok komik gelebilir ama dişim benden ayrıldığında tuhaf bir psikolojiyle öyle üzüldüm öyle üzüldüm ki anlatamam...Zaten bazen çok çok üzülmeme sebep olan bir tarafım var ki,herşeyi çok sahipleniyorum...ki bu halim oldukça törpülenmiş halim...
Birşey daha anladım ki yapamayacağım mesleklerin başında dişhekimliği geliyormuş:))))) ıyyyy...uğraş dur ki çıksın yerinden...İyi ki öğretmen olmuşum ben...
Haftasonu geldi ama hava kapalı, açık olsa bile bende yorgunluktan dışarı adım atacak hal yok. Bu hafta sınav haftamızdı. İyi ki öğretmen olmuşum dedim ama okunacak bir yığın kağıt beni bekliyor:(((((

24 Mart 2008 Pazartesi

Baharda İstanbul ve 20'lik Dişlerim...




Bahar müjdesini çiçeklerle veriyor. Laleler açtı, ağaçlarda minicik, tatlı mı tatlı çiçekler var. Bahar bütün güzellikleriyle geliyor İstanbul'a. Yakında boğazda erguvanlarımızda açar. Heryıl baharda eşimle heyecanla bekleriz erguvanları ve neredeyse zamanları geçene kadar her haftasonu boğazda alırız soluğu. Ne güzel renklendirirler boğazın tepelerini. Bazen Fethipaşa'dan izleriz erguvanları, bazen Mihrabat'tan, bazen de Anadulu Hisarı'ndan. Nisan 15'le 20 arası görebiliriz sanırım. İnşallah fotoğraflayabilirsem bloğada eklerim.

Bahar güzel de benim dişlerin durumu hiç hoş değil. 20'lik dişlerim çıkamadı bir türlü. Bugün dişdoktoruna gittiğimizde diğer dişlerime bikaç dolgu yapılacağını ama 20'liklerimin birinin normal çekimle, diğerinin cerrahi çekimle alınması gerektiğini söyledi. Bugün korktum ve kaçtım:) ama ilki Perşembe çekilecek...Ameliyat olmaktan bile korkmayan ben, dişçi sözkonusu olduğunda kaçacak delik arıyorum...

Bugün dişçiye gitmeden önce eşimle şöyle güzel bir bahar havası alalım diye Boğaz'a gittik. Martıları çokkkkk severim. Martılara ekmek attım bol bol. Ohh be dedim, ne güzel baharda İstanbul'u yaşamak...Hele de sevdiğin yanındaysa...

15 Mart 2008 Cumartesi

KADIKÖY BALIKPAZARI...








Yoğun bir haftadan sonra işte geldi en sevdiğim gün Cumartesi :))

Doğma büyüme Kadıköy'lüyüm ben, o nedenle İstanbul'un Anadolu yakası ayrıdır benim için. Avrupa yakasına göre çok sakin bir yaşam vardır burada. Fenerbahçe, Moda, Beylerbeyi, Çengelköy, Vaniköy, Kanlıca en sevdiğim yerler arasındadır. Arada bir karşıda da Mısır çarşısı, Kapalı Çarşı, Sultanahmet özleniyor ve gidiliyor tabiki ama karşıda öyle enteresan bir yaşam var ki; evler, işyerleri, plazalar, herşey içiçe. Caddelerde, sokaklarda yetişemediğim bir hızla akıp gidiyor sanki hayat. Tabi ben böyle hissederken, yaşamı ancak orada tadabildiğini hisseden arkadaşlarım da yok değil. Ben Avrupa yakasını çok özlediğim de biraz evvel saydığım tarihi semtlere gitmeyi tercih ediyorum. Ama güzel bir bahar ya da yaz gününü kafamı dinleyerek geçirmek istiyorsam Rumeli Hisarı'nı hiçbiryere değişmem. Neyse canım Allah herkesi sevdiği yerlerden ayırmasın...

Bugünün öğleden sonrasını Kadıköy Balıkpazarı'nda geçirdik eşimle..çok romantik değil mi:)) Ama biz çok seviyoruz burayı. Öncelikle balıkçılar olmak üzere manavlar, baharatçılar, yöresel lezzetler satan dükkanlar...kısacası aradığım damak tadı diyorsanız herşey var burada..Biz bugün Hamsi mevsimi bitmeden birkez daha yiyelim dedik ve hamsi aldık. Ayrıca bilemeyeceğim nekadar hormonlular ama çileğe de dayanamadım. Birde Altınoluk Zeytinyağı mağazasından keçi peyniriyle, ilk kez tattığım Kastamonu Çekme Helvası'ndan aldık. Gerçekten çok lezzetli. İzmit Pişmaniyecilerinin sattığı Saray Helvasını bilirsiniz, işte tadı ona çok benziyor. Akşamı ettik, evimize geldik, birazdan hamsilerimizi afiyetle yiyeceğiz.... Fotoğraflar bugünden bize kalan birkaç güzel görüntü..Bu arada fotoğraflardan birinde dikkat ettiyseniz bir köpekbalığı yavrusu var, ağzında ise hamsi. balıkçı köpekbalığı yavrusunu gösterip, aynen şöyle bağırıyordu: "Bu Amerika, ağzındakiyse Irak", tamam esnaf kardeş anlayana diyorsun ama kim duyar ki seni...

8 Mart 2008 Cumartesi


Kumburnu'ndan merhabalar dedik ama resimsiz olmadı sanki..
Buyrun...İşte Ölüdeniz Kumburnu kıyıları..Su billur gibi, güneş insanın içini ısıtıyor..
Bu arada bu fotoğraf Aralık 2007'de çekildi ve hava sıcaklığı 20 dereceydi..Nasıl ama...

MERHABALAR...

Uzunca bir süredir takip ettiğim blogger dünyasına artık ben de bir giriş yapayım dedim... Özellikle yemek bloglarının çok sıkı takipçisiyim, yaklaşık iki yıldır hamarat mı hamarat bu bayanların bloglarını keyifle okuyorum. Fakat benim bloğumun özel bir alanı olmayacak. Bazen duygularımla, bazen işimle, bazen yemeklerimle, bazen de gezip gördüklerimle burada olacağım.

Çok özlediğim, sık sık gittiğim halde hep özlediğim KUMBURNU' ndan, TURKUAZ KIYILAR' dan sıcacık merhabalar......