27 Şubat 2014 Perşembe

Hayat ıskaladığımız mucizelerle doludur; Bi Küçük Eylül Meselesi...






Ah ne iyi ettim...
Dün sabah kuzumu okula bıraktıktan sonra ilk seansa bir bilet, bir de kakaolu süt alıp girdim içeri. 
Ben böyle duygusal filmlere kola ve patlamış mısırı yakıştıramıyorum bir türlü:)

Hafta içi ve sabah ilk seans olması sebebiyle bomboş bir salonda, evdeki gibi gayet rahat bir şekilde, kakaolu sütüm elimde, sonuna doğru boğazımda bir yumruyla izledim filmi.

Asla tahmin etmediğim bir şekilde bitti.
Birbirine bağlanan her sahneyi büyük merakla takip ettim,
sonuna kadar Bozcaada'ya doydum.
Konu, kurgu, mekanlar, yiyecekler, kıyafetler herşey çok güzel planlanmış.

Hele karikatürler...
Bayıldım...
Nasıl renk katmış filme...
İmza Erdil Yaşaroğlu tabii ki...

Film anasayfası burada.

Ezel dizisinden tanıdığımız senarist Kerem Deren hem senaryoyu yazmış hem de yönetmenliğini yapmış.
Engin Akyürek ve Farah Zeynep Abdullah da filmin duygusunu, oynadıkları karakterleri iyi yansıtmışlar bence.





"Hayat ıskaladığımız mucizelerle doludur"
ve bunları kaçırma diyor film...
"Korkma, yaşa; farkına vararak, tadını çıkararak, bulunca kaybetmeyecek şekilde yaşa..." diyor.




Daracık ada sokakları, koylar, Polente Feneri, Mitos Plajı, patlıcanlı börek, domates reçeli, hasır şapkalar ve daha nicesinin arasında bir aşk hikayesi olarak kalacak hafızamda...

Hayat aslında bütünüyle bir mucize,
 yine de mucize olarak adlandırdığımız güzelliklerin bize verilmiş bir ayrıcalık olduğunu algılayabilmek ve ıskalamamak dileğiyle bitiriyorum..

Yok yok sanırım bir kez de sevgiliyle gideceğim ben...
Eminim deniz delisi sevdiğim de çok beğenecek...

Not: Tüm görseller netten alınmıştır.

21 Şubat 2014 Cuma

Bodrum...Bodrum...






Benim en güzel mavimdir BODRUM...

Nasıl anlatsam, nerden başlasam diye dudaklarıma dökülendir...

Özlerim çokça, sevgili de bilir nasıl özlediğimi, arada bir sürprizle gönlümü fetheder...




Bu da bizim kabin içi bagajımız:)
Aldık onu da uçtuk haftasonu iki günlük bir kaçamak için.




Çayımın şekeri, portakal reçelim, begonvilim o...




En sevdiğim manzaraya birlikte baktık deli deli esen rüzgara aldırmadan...







Birlikte coştuk, oynadık, koştuk...






















Buradaydık biz...
Çok severiz...
Pek güzeldir bahçesi, manzarası...
Bodrum'un eskilerinden ve vazgeçilmezlerindendir.
Mis kokulu Bodrum mandalinaları ile karşılarlar sizi.




Bodrum'da




beyazların içindeyken,





maviden maviye dalar gözlerin...

















Bu kaleye her bakışımda en güzel anılarımdan bir demet göz kırpar bana...

















Güzel Bodrum'um...




Kadın her yaşta kadındır değil mi:)












Bu ayaklar denize dayanamadı da...









Çocuk, coşku, mutluluk...



















Ah ne iyi geldi anlatamam...

Kışı ayrı, baharı ayrı, yazı ayrı mavi~beyaz şehrimin...





Senden bir hatıra olsun yanımızda deyip aldık nazar boncuklu sandaletlerimizi de anne kız.

Doldurduk anılarımızı  yine bavullarımıza,
el salladık,
yine geleceğiz nasılsa deyip vedalaştık...


14 Şubat 2014 Cuma

Sömestre tatilinden kalanlar; Aramıza hoşgeldin Efe Tolga bebek...






Bu güzeller güzeli bayan benim adaşım, okulda beraber çalıştığım bir öğretmen arkadaşım...

Kucağındaki minik kuzu Efe Tolga...
İkiz kızlarından sonra bir de oğlu oldu arkadaşımın,
Allah bağışlasın...





Sömestre tatilinin son haftasonu Efe Tolga'nın kırk mevlüdüne davetliydik...
Kuzucuk sağlıkla analı babalı büyüsün, vatana millete hayırlı bir evlat olsun diye ettik dualarımızı...





Benim güzel arkadaşım lohusa lohusa neler hazırlamış elleriyle...

Güzel güzel sepetlerde, tepsilerde Efe'mizin hediyeleri geldi geldi, bitmedi...



Bebek çikolataları, bebek şekerleri, bebek kurabiyeleri, okunmuş pirinç ve şekerle doldurulmuş şirin mi şirin şişeler, bebek kolonyası dolu şişeler...
Dedim ya biri gitti biri geldi, gözlerimiz bu güzelliklerle bayram etti...
Fotoğrafını çekmeyi unutmuşum ama lohusa şerbetlerinin sunumu da çok hoştu...



Şeker hamurlu kurabiyelerde yeni trend böyle heralde:)
Ben en son poşetlere konulup kurdelayla bağlanılan kısmında kalmışım, şimdilerde böyle tekli kurabiye kutularına da yerleştiriliyormuş.







Bu da arkadaşlarımızla günün hatırası pozu...

Efe Tolga bebek, aramıza hoşgeldin kuzum...
Sağlık ve mutluluk dolu bir ömür hep seninle olsun...

Hayırlısıyla ailecek güzel bir haftasonu için planlarımızı yaptık...
Herkese iyi haftasonları...

11 Şubat 2014 Salı

Sömestre tatilinden kalanlar; renklerle mutluluk...

    

Pazar gecesi "Offf, koskoca tatil bitti gitti" diye mızmızlanırken bugün okuldaki ikinci gün bitti bile.

Herşey başlayana kadar işte, iki gün geçti gitti, geriside hayırlısıyla su gibi akar gider inşallah...

Sömestre tatilinin sonuna doğru çektiğim fotoğrafları bilgisayara aktarınca hadi bunlardan bir iki post yazayım dedim.

Buyrun ilki renklerle mutluluk... 





Bu düzgün, kaymak gibi taşlar Ölüdeniz Belcekız plajından...

Yaz tatili dönüşünde koca bavullardaki yüklerimiz yetmezmiş gibi torba dolusu taşları da yüklenip gelmiştik. Hadi taş mı taşıdın derler ya, bizim kızçe evde boyasın diye hakikaten taş taşıdım:)

Sonra bu taşlar evde yer kaplamasın diye depoya kaldırdım, göz önünde olmayınca unutmuşum haliyle ama tatilde aklımıza gelince çok işe yaradılar.




Önce denge oyunu oynadık birlikte, sonra parmak boyalarıyla zevkine göre boyadı.



  










İşini ciddiyetle yapan kızım:)




Bu capcanlı renklerin mutlulukla bir ilgisi olmalı... 







Kızımın eserleri... 








 Tek fırça yetmez:)








Boyaların sihirli gücü yüzdeki bu tatlı gülümseme heralde...