30 Nisan 2014 Çarşamba

Pembeler içinde ve mutlu...




Cumartesileri durum budur,
özetle;
pembeler içinde ve mutlu... 




 Neva ile...




Bütün kızlar toplandık, toplandık, toplandık:)




Esneme hareketleri ile geçen bir buçuk aylık süreç bitti,
evde "demi plie" gibi alışkın olmadığımız terimler havada uçuşuyor, küçük yaşta ne verirsen nasıl da yutuveriyorlar...




Nasıl olur, her haftasonu nasıl ayarlanır, ama bazı haftasonları çalışıyorum, ya bir şey çıkarsalarla başlayan bu maraton ara ara bir şeyler çıktığı halde kesintisiz devam ediyor.
 İnsan isteyince bir çözüm yolu hep bulunuyor.

Bu işe birlikte başladığımız annelerle, el birliğiyle, birbirimize yardımcı olarak götürüyoruz bu süreci.

Bal kızım istediği sürece devam edecek... 

O pembeler içinde ve mutlu...
Ben daha ne isterim ki? 

29 Nisan 2014 Salı

Kurabiye hikayesi...





-Anne hamur nerde kaldı???



-Ohh, nihayet kavuştum.



-Kalıplarım da hazır.



-Biraz merdaneyle açalım.



-Kalıplarla şekil de verelim.




-Tabii ki oyun da oynayalım, eğlenelim:)



-Biraz daha açalım...



-Size yok, bu benim kurabiyem, bir tek ben yapacağım:)




-Bak neler yaptım:)))


Bu iki oldu, biz bu günlerde oyun hamurlarıyla değil kurabiye hamuruyla oynuyoruz. İki dakikada kurabiye hamurunu hazırlayıp veriyorum eline; yarım saat, kırk beş dakika mıncıklıyor, önüne de bir iki kalıpla merdaneyi verdiğinde ondan mutlusu yok:)

Bir de pişirip afiyetle yemesi var tabii:)

İşini öyle benimsemiş, öyle özümsemiş ki;
geçenlerde okula gitmediği bir gün babasıyla evdeyken;

"Ben kurabiye yapacağım" diyor.

Babası da "Annen gelince hamurunu hazırlasın da öyle yap." diyor.

Bizim baş aşçı diyor ki:
"Ben hamur hazırlamayı biliyorum."
ve başlıyor hamuru hazırlamaya.

Çocukların nasıl bir gözlem yeteneği var, hayret ettim yine...

Hamurunu kendine göre hazırlamış, şekeri bile yerinde, ne eksik, ne fazla.

İnanmazsınız ailece yüzde yüz kızımın ellerinden ilk kez kurabiye yedik.

 Maalesef fotoğraflamak hiç aklıma gelmedi...

Olsun...
Görüntüleri aklıma yazdım nasılsa...

Allahım çok mesudum:)))

27 Nisan 2014 Pazar

mikroskopla tanışma...





Mart ayının sonuna doğruydu,  bir Cuma iş çıkışı laboratuvardan mikroskobumuzu alıp eve döndüm. Laboratuvar dersi sırasında öğrencilerime göstereceğim üç dört çeşit preparatı yaklaşık otuz preparat arasından seçmem gerekiyordu. Bende bu işi haftasonu evde rahat rahat yapayım diye düşünmüştüm.

Pek tabii çok rahat yapamadım bu işi:)
Evdeki Ege Bahar faktörünü elbette unutmamıştım fakat mikroskobun başından kalkmayarak beni hiç oturtmayacağını da düşünememiştim.





Önündeki preparat kutusuna bakar mısınız?
Tek tek eline aldı, inceledi, hatta mikroskobun preparat tablasına düzgünce yerleştirip, sıkıştırma klipslerini bile ayarladı.







Elbette anlayamayacağı bir sürü preparat vardı, incecik bitki gövdesi kesitlerinden tutunda, bir bal arısının çene kesitine kadar.

Bazı örnekleri hiç bir şeye benzetemedi haliyle ama tek hücreli canlılardan ve kan hücrelerinden bir şeyler anladı sanıyorum:)





Ege Bahar'ın mikroskopla tanışması böyle oldu.

Aşağıdaki kitabı yaş grubu biraz daha büyük olan çocuklarınıza alıp, mikroskobu kullanabilmeleri, mikroskop çeşitlerini anlayabilmeleri, evde yapabilecekleri basit, küçük gözlemleri görebilmeleri adına yardımcı olabilirsiniz.

Tabii bunun için küçük de olsa bir mikroskoba ihtiyacınız var. İnternet satış sitelerinden araştırırsanız evde kullanılabilecek boyutta ve özellikte mikroskopların çok da pahalı olmadığını görürsünüz, aldığımız bir çok oyuncağa verdiğimiz tonla paranın yanında çok da büyük meblalar tutmadığını göreceksiniz. Çocuğun dünyasında gözüyle görmediği canlıların görüntüsünü keşfetmesini sağladığınızda soruların ardı arkası kesilmiyor zaten, tecrübeyle sabittir:) 




Bahsettiğim bu kitap Tübitak yayınlarının yıllardır basımını yaptığı bir kitap.

Ben ne olur ne olmaz, gün gelir basımı kaldırılır diye bir kaç yıl önceden alıp kitaplığımıza koymuştum. Baktım ki Ege Bahar mikroskopla çok ilgilendi, hemen çıkardım, dikkatlice incelediğimde daha yaş grubu olarak bir iki seneye ancak algılayabileceğini düşündüğüm halde hücre kavramını farklı canlılar üzerinden açıklaması, mikroskop çeşitlerini görsellerle vermesi, mikroskobun kısımlarını tanıtması, nasıl kullanıldığını anlatması, evde yapılabilecek basit deneyler hakkında örnekler vermesi bakımından oldukça faydalı olduğunu gördüm. Bence mikroskobun nasıl kullanıldığı hakkında bir fikri olmayan yetişkinler için bile güzel bir kaynak.





İç kapaktaki mikroskop resimlerine bayıldım, 1700'lü yıllardan kalma mikroskopların görüntüsü ile günümüz mikroskoplarının görüntüsü bir arada verilmiş.





  






Bu sayfa en beğendiğim sayfalardan.
Tatlı sularda yaşayan tek hücreli protozoaları (amip, öglena, paramesyum vb.), tek hücreli algleri (su yosunlarını) nasıl güzel anlatmış...








Evde yapılabilecek deneylere örnekler...







Bir süre sonra evde rahatlıkla yapabileceğimiz deneylerden biri daha.




Mikroskopla tanıştığı gün Ege Bahar...

Okullar kapanmadan evde bir kez daha inceleme yapacağız inşallah...

Hatta Ege Bahar bu ay içerisinde okullarında katılacağım aile katılımı programında sınıflarına mikroskop getirmemi istedi.
 Yirmibeş çocukla ne yaparım bilemiyorum ama onun da gönlü olsun istiyorum.
Tek tek baktıramazsam en kötü ihtimalle görüntüyü kamerayla ekrana aktarırım diye düşünüyorum.


Böyle işte, ilklere bir anı daha eklendi...

25 Nisan 2014 Cuma

23 Nisan'ımız...


Bu yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Ege Bahar ilk gösterisini de sergilemiş oldu.

Bolu Yöresi Yeşil Ördek Halk Oyunu esprili dansıyla çocuklarımızı ve bizleri pek keyiflendirdi.

Önce çocuk sevip keyif alacak ki amaca ulaşılsın.
Öğretmenimizin doğru seçimi bütün sınıfın sorunsuz bir şekilde, her şeyden önemlisi zorlamayla değil keyif alarak, eğlenerek gösterilerini sunmalarını sağladı.



Benim için günün en anlamlı karesi...




Beş yaşa günler kala bayram çocuğu Ege Bahar...



Kankası, pek kıymetlisi Neva ile...




Ege Bahar - Neva

Okulumuzdaki tüm öğretmen ve çocuklarımız bugün için bir hayli emek verdiler...
Her birinin sınıfı ayrı ayrı çok güzeldi. 

Milli marşlarla, halk oyunlarımızla, şiirlerle, çocuk şarkılarıyla, modern dans gösterileriyle bir bir emeklerini sergilediler...





Bizim sınıfımız; Kelebekler...







4 Yaş Akran sınıfımız; Minik kalpler...



5-6 yaş; Arılar sınıfı




5-6 yaş; Yıldızlar sınıfı





5-6 yaş; Civcivler sınıfı...


Ege Bahar ve sınıf arkadaşları...










Bu güzel günün sonunda çocuklarımıza öğretmenleri tarafından tek tek uçan balon dağıtıldı,








sonra mı?
Hep beraber şarkılar söyleyerek, dans ederek balonlarını gökyüzüne gönderdiler, görüntü harikaydı...








Bizim uyanık da bu sırada hopladı, zıpladı ama balonuna kıyamadı:)




23 Nisan 2014
Anne-kız hatırası...


Bu da anneanne-torun hatırası:)



Mesaide olan babasının katılamayışı hem Ege Bahar'ı hem bizi biraz üzse de, ilk gösterisinde ben eşimin yerine de bol bol sarıldım, öptüm, kokladım kızımı...

Atamızın yavrularımıza armağan ettiği,
egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunun öneminin vurgulandığı bu anlamlı günde geleceğimiz çocuklarımızın güzel günler görmesini diledim hep...

Pırıl pırıl onlar,
tertemiz yürekleri var;
su gibi hayat veren, gökyüzü gibi uçsuz bucaksız...