Dün Ege Bahar kreşteki ilk haftasını tamamladı. Aslında Çarşamba başladığı için bir hafta denilemez ama öğretmenleri ile de konuşup Cuma itibariyle yarım günleri bitirdik, Pazartesiden itibaren tam güne geçiyoruz. Gidişat iyi diyebilirim, ilk gün gayet güzel geçti, tabii bunda sabah 09.00'dan öğlen 13.00'e kadar hem annesinin hem babasının uzakta bir köşede de olsa bahçenin içinde olduklarını bilmesinin etkisi büyüktü. İkinci gün 09.00'dan 10.30'a kadar bekledik, öğretmeni ona net bir şekilde gideceğimizi ve daha sonra onu almaya geleceğimizi söylememizi istedi, babası durumu biraz uzatsada Ege Bahar daha kısa kesti, öğretmeniyle beraber oyun hamurlarına doğru gitmeyi tercih etti:) Yalnız bizim halimiz bir garipti, kreşin bahçesinden çıktık, kocişin gözler dolmuş, bende tek kelime yok, elele tutuştuk ve yürümeye başladık, Ege Bahar yokken çok garip hissettik kendimizi...Eve geldik, evde tık yok, o klasik soruyu sorduk birbirimize "Ege Bahar yokken bu ev bu kadar sessiz miydi?" diye...Saat 13.00'ü zor ettik. Koşa koşa gittik kreşe, bir gittik bizim ki bahçede keyifle oyun oynuyor, yemeğini de yemiş, hem de Barbunya!!! ben dumur vaziyetteyim çünkü bu güne kadar bir tek barbunya tanesi yutturamadığım kızım tabağının yarısını bitirmiş,üzerine makarna ve yoğurtta yemiş. Oyun hamuru oynamışlar, jimnastik yapmışlar:)
Üçüncü gün biraz keyifsiz kalktı Ege Bahar, altını değiştirirken kreşe gitmek istemediğini söyledi, bahçeye girince kahvaltı etmek istemedi, sürekli yanında durmamı istedi vs. ama öğretmeni böyle durumlar olabileceğini söyleyip bizi uzak bir noktaya aldı, ilk bir saatten sonra da gönderdi bizi ama bu sefer ayrılırken Ege Bahar ağladı biraz, yine uzatmadan ona açıklama yapıp ayrıldık ama bahçeden çıkarken ağlama sesini duyduğumuzdan babasıda bende çok huzursuz olduk, 10 dk. geçmedi kreşin müdürü bizi arayıp hiçbir problem olmadığını öğretmeniyle beraber puzzle yaptıklarını ve rahat olmamızı söyledi. Bizde sahile kahvaltı yapmaya gittik, kızımızı beklerken sabahtan öğlene kadar kahvaltı, gazete keyfi yaptık. Öğlen almaya gittiğimizde öğretmeni Ege Bahar'ı salıncakta sallıyordu, Ege Bahar bizi görmedi, nasıl kıkırdıyor, nasıl eğleniyordu, birde hızlı salla hızlı salla diyordu:) öğretmeni geldiğimizi görünce onu kucağına aldı, gözlerini kapat sana bir sürprizim var dedi, bizim ki gözlerini kapatınca aldı yanımıza getirdi, yanımıza geldiklerinde Ege Bahar çok sevindi. Öğle yemeğini çok güzel yemiş yine, bunda sabahları pek iyi kahvaltı yapmamasının payı büyük, uykudan kalkıyor, hemen giyinip çıkıyoruz, uykusu açılmadan kahvaltı etmiyor, o edene kadar kahvaltı saati bitiyor ama pek dert etmemeye çalışıyorum, düzene alışmalı,bir süre sonra düzelecektir diye düşünüyorum...
Her gün kreşten çıkarken o gün yapılan eğitimleri, beslenme durumlarını, ihtiyaçlarını, özel durumlarını gösteren bir izleme formu veriliyor. Dün parmak oyunları oynadıktan sonra suluboya yapmışlar, yukarıdaki fotoğraf kızımın okuldaki ilk suluboya çalışması:) Bizi görür görmez nasıl bıcır bıcır anlatmaya başladı, "ben yaptım, gözünü ben yapıştırdım" diye...hemen saklanacaklar arasına koydum tabii ki. O mutlu biz mutlu...inşallah böyle devam eder minik kuzumuz...