Ege Bahar Nisan'ı böyle karşıladı.
Bu kış çok mu uzadı yoksa kızsal ruh halleri iyice oturmaya mı başladı bilemiyorum, zira gardrobuyla başı dertte:)
Sürekli bir kıyafet değiştirme halleri,
eteksiz, elbisesiz çıkmam abi durumları...
Sesi çıkmıyorsa biliyorum etek, elbise giymeye çalışıyor.
Bu sessizlik çok uzadıysa anlıyorum ki etek bir külotlu çorapla kombinleniyor:)
Bazen sinirleniyorum dolabı alt üst görünce ama hemen kendi çocukluğumu hatırlamaya çalışıyorum,
günde iki, üç posta kılık kıyafet değiştirdiğim zamanlar gözümün önüne geliyor...
Ahh birde bale mevzuları var...
Başladı çok şükür,
şu an balenin düşündüğü gibi bir eğlence olmadığını idrak etme aşamasında, çünkü bol bol bilek esnetme, bacak esnetme vs. ile geçiyor dersler.
Oysa bizim kız tütüsünü giyip sürekli dans edeceğini düşünüyordu.
İlk etapta Haziran sonuna kadar devam edeceğiz,
bakalım yeteneği var mı?
ya da daha önemlisi o hazzı yaşayabilecek mi, sevecek mi?
Böyle işte...
Yaz gelsin istiyor, Fethiye'yi, kuzenlerini de çok özlemiş ama doğumgününü Köyceğiz'de halasında kutlamak istiyor.
Sandaletleri hep ayağında, yaza dair planlar yapıyor bu ara:)
Geçen haftaki en giyinik hali budur,
hal böyle olunca, etraftan da mikrop eksik olmayınca bugün yine ateşi gördük, hayırlısı bakalım,
çok yormadan geçsin gitsin inşallah...
Mart'ta pek yazamadım, yazmak gelmedi içimdem, çok şükür iyiyiz ama ülkenin Mart gündemi hiç iç açıcı değildi.
Yine de Mart'tan bize kalan anılarımızı da bir postta toparlayacağım inşallah...
Hoşgeldin Nisan!!! diyerek bitiriyorum.
Çok güzel geç e mi,
hepimize huzur dolu günlerini yaşat...