Ah ne iyi ettim...
Dün sabah kuzumu okula bıraktıktan sonra ilk seansa bir bilet, bir de kakaolu süt alıp girdim içeri.
Ben böyle duygusal filmlere kola ve patlamış mısırı yakıştıramıyorum bir türlü:)
Hafta içi ve sabah ilk seans olması sebebiyle bomboş bir salonda, evdeki gibi gayet rahat bir şekilde, kakaolu sütüm elimde, sonuna doğru boğazımda bir yumruyla izledim filmi.
Asla tahmin etmediğim bir şekilde bitti.
Birbirine bağlanan her sahneyi büyük merakla takip ettim,
sonuna kadar Bozcaada'ya doydum.
Konu, kurgu, mekanlar, yiyecekler, kıyafetler herşey çok güzel planlanmış.
Hele karikatürler...
Bayıldım...
Nasıl renk katmış filme...
İmza Erdil Yaşaroğlu tabii ki...
Film anasayfası burada.
Ezel dizisinden tanıdığımız senarist Kerem Deren hem senaryoyu yazmış hem de yönetmenliğini yapmış.
Engin Akyürek ve Farah Zeynep Abdullah da filmin duygusunu, oynadıkları karakterleri iyi yansıtmışlar bence.
"Hayat ıskaladığımız mucizelerle doludur"
ve bunları kaçırma diyor film...
"Korkma, yaşa; farkına vararak, tadını çıkararak, bulunca kaybetmeyecek şekilde yaşa..." diyor.
Daracık ada sokakları, koylar, Polente Feneri, Mitos Plajı, patlıcanlı börek, domates reçeli, hasır şapkalar ve daha nicesinin arasında bir aşk hikayesi olarak kalacak hafızamda...
Hayat aslında bütünüyle bir mucize,
yine de mucize olarak adlandırdığımız güzelliklerin bize verilmiş bir ayrıcalık olduğunu algılayabilmek ve ıskalamamak dileğiyle bitiriyorum..
Yok yok sanırım bir kez de sevgiliyle gideceğim ben...
Eminim deniz delisi sevdiğim de çok beğenecek...
Not: Tüm görseller netten alınmıştır.


