17 Eylül 2009 Perşembe

başlık ne olsun bilmiyorum...

Yavaş yavaş sıyırıyorum galiba...
saat 05:30, Turkuaz birden uyanır, ohhh çok şükür der....mutfağa gider, dün pişirdiği kurabiyelerden bir tanesini ağzına atar, bir bardak su içer ve mutfaktaki kocaya dönüp (ki bu tatlı koca sabah 07:00 vardiyasına yetişecektir, ve zavallının işyeri ta Floryada'dır) "kociş rüyamda Ege Bahar'ı evde yalnız bırakıp Bostancı'ya konsere gitmişim, çokkk korktum gerçek diye" der. Kociş güler, "yapmaz benim karıcım öyle şeyler der", sarılırlar, koklaşırlar ve kociş işe gider...Turkuaz rüyanın tamamını anlatıp saçmalamamıştır, zaten kocanın da onu dinlemeye vakti yoktur...
Rüyamda evde hamile bir kadın var, kimdir nedir bilmiyorum. Yanımızda değil ama birde 6 yaşında oğlu varmış. Çok zor durumdaymış, eşi terketmiş vs. vs. Kociş rüyamda işe gidince ben bir anda kendimi Bostancı'da bir açık hava konserinde buluyorum...Bomba şu ki; konser İbrahim Tatlıses'in:) ne işim var ya benim o adamın konserinde??? ortalık kıyamet, bir kalabalık bir kalabalık...birden "benim Ege Bahar'ım evde ve yalnız" diyorum. Nasıl ağlıyorum nasıl ağlıyorum "anne olduğumu unuttum, o daha iki aylık" diye...hemen bir taksiye atlıyorum, birden o kadın da yanımda beliriyor, "park yatağında uyuyordu iki saat önce inşallah uyanmamıştır" diyorum ve tam E-5 Bostancı Köprüsü'nden dönerken uyanıyorum...
Benim gibi saçma rüyalar gören var mı acaba??? O kadın muhtemelen dün akşam haberlerinde izlediğim ve çok üzüldüğüm kadındı. Ufacık bir çocuk kucağında, bir deri bir kemik, dileniyor, hamile ve çocuk gerçekten hasta...polislerin yaptığı araştırmaya göre hali gerçekten içler acısı, o minicik yavru gerçekten aç... gözlerim doldu, öyle üzüldüm ki, o kocasına çok söylendim...Rüyasında bir çocuğu olduğunu unutan bana gelince...Bugünlerde biraz zor bir dönemden geçiyoruz ana kız...Ege Bahar sanki tamamen huy değiştirdi. 4 ay 8 günlük...bir hafta önce sanki DBT aşısı değilde huysuzluk ve ağlama aşısı oldu...Bir türlü gönlü olmuyor, sürekli kucakta ve gezinmek istiyor, uyumak istemiyor, uyutacağım zaman bağıra bağıra ağlıyor...gündüz neyse de gece dayanamıyorum artık...saat 21:30 da başlayıp 01:00 de ancak uyuttuğumu biliyorum. Deli gibi uykusu var ama uyuyamıyor, kendimce acaba bir yeri mi ağrıyor diyorum, kulaklarını, vücudunu kontrol ediyorum, yok birşey, zaten kucağa alınınca susuveriyor...ben de bu durumda kocişe püskürüyorum...Bazen miniğime bağırmamak için zor tutuyorum kendimi. Dün yine uyumayınca (ki park yatakta sallandım, emzirdim, olmadı biraz daha yorulsun deyip gezdirdim, bir daha emzirdim, ayağımda salladım, ıııhhh uyumuyor) kundak gibi serdim battaniyesini, kollarını düz uzatıp, sardım, çünkü hatun uyumaya çalışırken sürekli elini kolunu sallıyor ve uyuyamıyor. Baktım bir süre sonra kapandı gözler... Salona geldim, kociş Türkiye-Slovenya basketbol maçını izliyor, sarıldım ona, doldu gözlerim, "kundak gibi sardım kızımı, uyuyunca yerine yatırıp battaniyesini açtım, kolları dümdüz uyuyakalmış..." dedim ve hürrrrrrrr ağlamaya başladım...ben yazımın başında da dediğim gibi sıyırıyorum galiba...Arkadaşlarım yatağına koy, kendi kendine oyalanırken uyur diyorlar, bizde öyle birşey mümkün değil, doğduğundan beri uyumamakta israrlı, ama bu aralar hat safhada...Gündüzleri o uyuyunca sende uyu dinlenirsin diyorlar, bense totişim uyuduğunda oyalanacak, beni rahatlatacak şeyler arıyorum kendime. Mesela dün "1 saatte kurabiye yapabilir miyim acaba diye düşündüm ve evet!!! dedim kendime:) hamuru yoğurdum da yoğurdum...iyi geldi valla:) birde kociş eve gelince "aaa...apartmana girince bu mis gibi kokular kimden geliyor acaba diye düşünmüştüm, meğer bizdenmiş" deyince iyice bir gevşedim:)
Böyle yazınca ya da söylenince kötü hissediyorum kendimi, sanki şikayet ediyor gibi...öyle çok seviyorum ki bebişimi, her anne gibi hiç kıyamıyorum...ama böyle giderse sonumuz fena, daha şimdiden her an benim kollarımda olmak istiyor...yapmayacağım, bu sefer biraz ağlatacağım diyorum ama hep yeniliyorum...Çocuk sahibi olmadan hep "ben öyle yapmayacağım, yok bu iyi bir şey değil" deyip atıp tutardım, yani tutarmışım. Doğruyu biliyorum ama uygulayamıyorum, ya da doğru sandığım şeyler doğru mu bilmiyorum, çünkü zaten topu topu 1 yıl başbaşa kalabileceğiz kuzumla... Kafam çokkkk karışık dostlar...tek bildiğim onu çokkk sevdiğim....
yaaa birde ben neredeyse her gece rüya görürüm...bazı kişiler yıllardır hiç rüya görmediğinden, yada nadiren gördüğünden yada:) uyanınca hatırlayamadıklarından bahseder...Bense hem neredeyse her gece rüya görürüm ve hem de film gibi kare kare hatırlarım...kendime bir süre rüyasız geceler diliyorum....
Bu arada hortlak gibi 05:30 da kalkınca uykum kaçtı, netten haberlere bir bakayım dedim. Flaş,flaş,flaşşşşş yazıyor..."Cem Garipoğlu teslim oldu", o kadar bunalmıştım ki bu cinayetin haberlerinden....kimse yanlış anlamasın, amannnn bana ne diye düşündüğümden değil, çok korkunç bir şey ve bizlerde evlat sahibiyiz. Fotoğraflarını yayınlamışlar yakalanma anının...o an ne hissediyorum diye düşündüm...sadece üzüldüm haline...Bir insan evladı nasıl böyle birşey yapar ve nasıl bu hale gelir diye....

1 yorum:

Adsız dedi ki...

turkuazcim senin ruyalar costu valla :), ama parcali uykudan bence. yoksa ne isin var tatlises konserinde :)
oyle sen de uyu o uyuyunca olayi bende hic olmuyor, gunduz uyuyamam ki.
Operim bahari