Son birkaç gün ne kadarda hızlı geçti..."Tutamıyorum zamanı" diye bir şarkı var ya, pek severim...zaman akıyor ama ben yazamıyorum, kızım maalesef izin vermiyor, yazmak için onun uyumasını beklemek zorundayım ve bu aralar uykuyu iyice unuttu. Daha 5 dk. önce uyudu ve saat şu an 00:17. Gerçi rekoru dün kırdık, uyuduğunda saat 02.00'yi gösteriyordu...gerçekten ne yapmam gerekiyor bilemiyorum, onu uyutana kadar çok yoruluyorum, aslında 22.00'den önce yatırmıyorum (çünkü faydası olmuyor) ama 2 gündür iyice azıttı. Acaba diş mi diyorum, eli sürekli ağzında, salyalar derya gibi coşmuş durumda ama bunun dışında bir huzursuzluğu yok, ağlama yok, kucağa alınıp dolaşınca gülümseme var:)
son birkaç güne gelince...29 Ekim'de kuzucum ilk Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı. Bağdat Caddesi'ndeki o kalabalığın içinde Ege Bahar'da vardı:) aslında o gün sabahtan beri dışarıdaydık, eve gelince arkadaşlarımız aradı, ısrarlara dayanamadık ve çıktık, Şaşkınbakkal'a kadar yürüdük ve kaç kalori alacağımızı hiç düşünmeden waffelları götürdük. Dönüş gidiş kadar hoş olmadı, yağmur bastırdı ve cadde trafiğe kapalı olduğundan takside bulamadık ve tabana kuvvet döndük. Ege Bahar ana kucağında babasına bağlı olarak geldi. Üstünü iyi giydirmiştim, başında şapkası da vardı ama ben üzerimdeki montuda onun bacaklarına örttüm. Allahtan kuzucum üşütmedi, bende kocişle bana sıcacık ballı süt yapıverdim yatmadan, turp gibiyiz çok şükür:)
Cuma benim kankamın annesine gittik kızımla. Lise 1'den beri en yakın arkadaşım...ikimizinde kocalar Fethiye'li:) tamamen tesadüf ama yani önceden bir tanışıklıkları yok. Evlenince 3 yıl önce Fethiye'ye yerleşti ve Ege Bahar'dan 49 gün büyük bir oğlu var. Sarp paşazade:) İnanılmaz hareketli bir bebek, Ege Bahar'la ikinci buluşmaları, ilk karşılaştıklarında kuzum 18 günlüktü. Aslında kankamla doyamadık birbirimize, iki lafın belini kıramadık valla bıcırlarla uğraşmaktan, öğlenden akşam 21.00'e kadar birlikteydik ama hep çoluk çocuk muhabbeti işte...ama aslında Sarp'ı görünce emekleme döneminden iyice tırsmaya başladım, kızcağız yerinde oturamıyor valla...Bugün akşam uçağıyla döndü yuvasına. Komik gelebilir ama biz hergün konuşuruz, birde bütün günü birlikte geçirince ayrılırken "hiç gitmemişsin, hep burdaymışsın gibi" dedim...
Cumartesi hep evdeydik, o ne yağmurdu öyle, hiç durmadı.çekirdek aile evde oturduk sıcacık. Aslında alışverişe gitmemiz lazımdı ama çok üşendik. Akşamüzeri pencerenin önünde yağmuru izleye izleye sütlü Türk kahvesi keyfi yaptık. Nerden içtiysem, acaba dedik bizim kız kafeinden mi uyumuyor? çünkü ben aylardır süt veriyorum diye kahve içmiyorum, çay haftada bir iki bardak belki. Kahveden kaynaklı olabilir mi acaba? sanmıyorum, öyle olsa bu gece niye böyle oldu:)
Bu aralar aynı Kirazım gibi kitapların içinde boğulmak istiyorum...yanına çay, kahve, kurabiye getiren olursa pek sevinirim...fonda da hafiften bir müzik olsun lütfen:)
Yarın bir aksilik çıkmazsa güzel bir gün olacak inşallah:) niye mi??? arkası yarınnnn:)
3 yorum:
of caddede taksisiz kalmak fena olmus, allahdan zararsiz atlatmissiniz turkuazim.
valla ben hic sasirmadim, cunku bizde cidocanımla hergun gorusuyoruz.
kahveden oldugunu sanmiyorum bu arada ama, bi haller oldu yavrulara.
optuk
ahh keşke görseydim caddede kuzucuğu :)
sanırım şu an buluşuyorsunuz,
merakla bekliyoruz
Yorum Gönder