19 Ocak 2010 Salı

Geçen haftasonu...

Haftasonlarını herkes gibi çok seviyoruz ama nasıl hızlı geçiyor anlamıyoruz...

Bu Cumartesi dün yazdığım gibi aylık kontrolümüz vardı. Kontrolden çıktıktan sonra önce bebek markete uğrayıp hızlıca ihtiyaçlarımızı aldık, ardından ver elini IKEA:) Gülümsüyorum, niye mi? artık yolunu öğrendik ya tem yolundan 15-20 dakikada gidebiliyoruz. Bu ikinci sağsalim varışımız ki biz daha önce ikea'ya gidiyoruz diye Sabiha Gökçen Havalimanı'na, Pendik Uydukent'e gidebilmiş insanlarız:)

Gidiş nedenimiz daha önce gidipde bulamadığım üstüste dizilen halkalardan oluşan ahşap oyuncağı ve değişik büyüklerde ahşap çerçeve almaktı. Şu dijital dünya nasılda değiştirdi herşeyi, eskiden fotoğraf makinalarımıza 24'lük veya 36'lık filmler takar, film bitince bastırmak için fotoğrafçıya götürür, heyecanla çıkacak fotoğrafları beklerdik. Şimdiki gibi "bu fotoğraf pek iyi olmadı, sileyim" gibi bir şansımız yoktu. Ege Bahar'ın bilgisayarda tonla fotoğrafı var ama gel gör ki bu anne baba bir tane bastırmamışlar. Hemen çerçeveleri alalım, çok maliyetli olmasın ama duvarlarımızı şenlendirelim, baktıkça içimiz açılsın, gülümseyelim dedik. Ikea'dan değişik ebatlarda 10-12 çerçeve, ahşap oyuncak, ve orada görüpde "aaa, bunuda alalım" dediğimiz ıvır zıvırlarla döndük. Böylece akşamı ettik.

Pazar günü kahvaltıdan sonra Ege Bahar'ın rutin uykusunuda bekleyip öğleden sonra bir alışveriş merkezine gittik, seçtiğimiz fotoğrafları yaptırdık, yemek yedik, çocuk mağazalarının indirimlerinden yararlanıp Ege Bahar için gelecek kışa hazırlık yaptık. Hatta aylardır kendine bir çöp almayan bu anne Ege Bahar'ı babasının kucağına atıp kendini Zara'ya attı. "Ohhh ne güzel indirimde varmış" diye düşünürken kasadaki kuyruğu görünce şok oldu ama bir pantolon gördü, denedi, beğendi bari haftaiçi caddedeki şubeden alayım diye iç geçirirken "çocuk bölümünün kasasını açıyorum" diyen bir bayan sesi duydu. En güzeli bu kasaya en yakın kişi bu anneydi:) Sonrasında eve geldik ve heyecanla fotoğrafları çerçevelere yerleştirdik. Bir saat sonra koridorumuzun duvarları tatlı kızımızın fotoğrafları ile şenlendi, gelip gidip baktık, baktıkça gülümsedik...
Sonuç aşağıda:)
ilk fotoğraftaki diyafonu soracak olursanız eğer, diyecek cevabım yok, bu diyafon sistemini kuran firmaya sormalı "neden hemen kapının yanında değilde, koridorun sonunda? " diye:) Ha bizde başka biryer bulamadık mı? bulamadık valla, en uygun yer bu koridordaydı ve kapıdan girer girmez içimiz ısınsın istedik....


Koca bir haftasonunu da böyle bitirdik...

4 yorum:

ELİF dedi ki...

Çok güzel olmuş ama duvarlar; bebek kokmuş...

kirazzade dedi ki...

Ayyyy evet yaa duvarlar çok hoş olmuş. Benim de bebeğim olursa ben de yapayım böyle inşallah :) Koskocaman bir duvarımız var zaten ve bomboş :)

Hande dedi ki...

Şu Ankaraya bir İkea açılmadı ya yanarım ona yanarım..:((
Bu arada resimler çok güzel olmuş,ellerinize sağlık..

Damla dedi ki...

İkea evimizin her şeyi :)
Bizim duvarlarda cam yerine plastik film olanlarla dolu, oğlum eline batmadığı için kendisi değiştiriyor artık fotoğraflarını.