Bizim evde dört gün önce 15 aylık olan bir çilekli pasta var. Bayatlamadı mı hala diyenler olacaktır, aksine günler geçtikçe iyice ballanıyor, tadından yenmiyor:)
Evet Ege Bahar 15 aylık oldu. 14. ayımıza girdiğimizden beri hastalık yakamızı bir türlü bırakmasa da bugünlerde daha iyiyiz. Vay be diyorum, bir çocuğun burnu zaman zaman artarak zaman zaman azalarak 1 ay boyunca akar mı? akarmış...Kış boyu yalnızca bir kez hafif bir kulak enfeksiyonu geçiren kızımın yazın artasında neredeyse bir aydır kırıklığı var. Tabii dişlerin de payı büyük bunda, tatildeyken sol alt azımız çıkmıştı, geçen hafta sol üst azı patladı, aynı anda ön alttan 4. diş yükseliyor, bir taraftan da sağ alt azı ve sağ alt köpek diş kabarmış durumda. Kolay gele diyorum hem ona hem bize nitekim gecelerimiz perperişan...
Bu arada Temmuz'un 29'unda Ege Bahar'ı ilk göz kontrolüne götürdük. Ben bu konuda biraz hassasım, 6 yaşında göz ameliyatı geçirdim ve sağ gözümde hala hafif bir kayma vardır. Doktorumuz kardeşimi de 11 yıl boyunca kontrol etmiş, alanında çok iyi bir doktor, güvenim sonsuz. Ege Bahar'ı oyunla öyle güzel muayene etti ki...Sonuç maşallah diyeyim problemsiz fakat bende problem olduğu için ardından damlalı muayene de yaptı, her iki gözede ilk damlalar damlatıldıktan 5 dk. sonra birer damla daha damlatıldı ve 45 dk sonra tekrar muayene edildi. Herşey harika çıktı çok şükür, 3 yaşına kadar tekrar muayeneye götürmemize gerek yokmuş artık...Damla 1 gün boyunca bulanık görmeye neden olduğundan kuzucuğum o gün çok ama çok sinirliydi...Aşağıdaki fotoğraf ilk göz muayenemiz için doktorumuzu beklerken...

Ağustos itibariyle travel system setimizin ana kucağı olan oto koltuğumuzu kaldırıp yenisine geçtik. Diğerinde bas bas bağıran Ege Bahar bizi pek şaşırttı, ben kesin bunu da istemez, kucağımıza alalım diye ağlar sanırken hanım kuruldu koltuğuna, müzikler eşliğinde kafa sallaya sallaya başladı gezmeye:) Alttaki ikinci fotoğraf bu keyifli anlardan. Oto koltuğunu arka koltuğun ortasına monte ettik. oradan direk ön camdan yolu izliyor, orta bölüm yan taraflardan koruması yönüyle sanki daha güvenli geldi bize, hoş ön tarafı bomboş ama, Allah kazadan beladan korusun diyelim...Koltuğunda otururken ayaklarını bize öptürmüyor mu babasıyla gülmekten kopuyoruz:)


Bu aralar herkes gibi sıcaklarla başımız dertte. Birtek beziyle yatıyor, hatta bazen bütün günü kıyafetsiz olarak geçiriyor. Heryeri isilik yavrumun. Hele ki bilek boğumları isilikten kabarıyor, günde kaç kez suya giriyor ama yok pıtır pıtır kabarıyor heryeri. Sıcaktan yatağa böyle serilip kalıyor işte...

Geçen haftadan beri anneannesi ve dayısı (14 yaşında) bizde. Zaten bu yıl ben işe giderken annem bakacak Ege Bahar'a. Her iki taraf içinde zor olacak, düzenler kurulmuş, herkes kendi yaşamına ayak uydurmuş ama içimiz böyle rahat etti, babasının da benim de gönlümüz bakıcaya razı olmadı, ne iyi bakıcılar da var elbette ama Allah korusun neler duyuyoruz, işi şansa bırakmak istemedik, annem gayet güzel bakıyor kızımıza, e torunu tabii ki, onun da canından bir parça, bazen uzaktan uzağa izliyorum da benden bile daha çok oynatıp gönlünü ediyor kızımın...Bu yıl durum bu, 10 ay dediğin nedir ki, gelip geçecek, yaz tatilinde de artık iyi bir kreş arayışına gireceğiz heralde...hayırlısı olsun bakalım...
Aşağıdaki fotoğraflar dayıyla yastık oynama anlarından. Bizim kız yastığın birine yatıyor, diğeriyle yüzünü örtüyor, birden açıp dayısını korkutuyor ve çok eğleniyor:)

Demiştim ya bizim evde bir çilekli pasta var diye, işte belgeleri:) Çilekli pastanın bu ara favorisi şu kule gibi üst üste dizilen halkalar var ya işte o. Günde kaç kere takıp çıkarıyor bilemiyorum. Bazende böyle iskeletini tutup bütün evi dolaşıyor:)


14. ayda peşimizi bırakmayan hastalıklar nedeniyle uzun süre hiçbir şey yememişti yavrum. Bütün bir gün sadece beni emdiği oluyordu, hatta bahsetmiştim kilo bile vermişti. Çok şükür, maşallah bir haftadır normale döndü. Kendi yemeyi tercih ediyor, sabahları domates, kaşar peyniri veya dil peyniri (ki beyaz peynirden hiç hoşlanmıyor), yumurta (yalnızca beyazını yiyor) ve zeytini önüne koyuyoruz, kendi kendine, döke saça afiyetle yiyor. Bir veya iki tatlı kaşığı da pekmez içip kahvaltısını tamamlıyor. Öğlenleri balık varsa değmeyin keyfine, köfte varsa ehhh işte, çorba varsa yanaşmayın yanıma modunda. Akşamları hiç zorlamıyoruz. Bizimle sofraya oturuyor, ne kadar yemek isterse o kadar veriyoruz ki bazen hiç istemediği de oluyor. Meyveyle arası hep çok iyiydi, Bu yaz bol bol kiraz, şeftali, kayısı yedi. Muza biraz ara vermiştik. Özlemiş, aşağıda kanıtı görülüyor heralde:)


Temmuz 21'den beri düşe kalka yürüyor ama bu hafta iyice ustalaştı, bütün evi yürüyerek dolaşıyor, kapıları açmamız için tırmanacak neredeyse. Asıl vahim durum sokaklarda. Pusetinde gitmek istemiyor, illa ki ayaklar yere basacak, e hadi tamam, bir elinden babası, bir elinden ben tutalım diyoruz kıyamet kopuyor, her yeni yürüyen çocuk gibi özgürce yürümek, bu işi kendi başına becerdiğini görmek istiyor:) ama sokakta bu iş öyle zor ki...


Parklarda en büyük favorisi salıncak tabii ki. Kaydıraktan biraz korkuyor, tahteravalliyi pek anlayamadı daha:) Bu görüntüler benim de çocukluğumda çokkkkk zaman geçirdiğim Moda Parkı'ndan...
Şu işaret parmağının adı boş yere işaret değilmiş yani:) Allahım bütün gün bir şeyler isteme modunda, parmak uzatılır, ne isteniyorsa "huuu, huuu" diye gösterilir:) Bir de dil gelişimi durumu var ki ayrı bir postta yazacağım, o yeni bir kelime söyledikçe biz mest oluyoruz:)
Artık zaman itibariyle öyle rahat rahat çay bahçesi, restorant gibi yerlerde oturamama zamanıdır, kaşıklar alınır, bıçaklar sallanır, vermezsen ağlanır, sandalyeden inilir, başka masalara gidilip şirinlik yapılır vs vs...Biz ailecek mutluyuz bu zamandan, ballanıyor, ballanıyor, gitgide çok ballanıyor:)))
6 yorum:
mahaşallah ballı çilekli pasta olmuş.. :)tam hareketli zamanları bizlere tabanlara kuvvet..
bu pastayı en kısa zamanda yemeli :)
Mümkünse sağ arka köşe olsa koltuğun yeri daha iyi, yan camdan etrafı seyreder, ve siz araba kullanırken onu daha iyi görebilirsiniz..
Bu çilekli balın gelişimini yakından takip edebildiğimiz için çok şanslıyız. Sizi seviyoruz. Ayrıca oto koltuğu korktuğun gibi olmadı, keşke daha önce alsaymışım diyorsundur :) Çünkü ben 8 aylık geçmiştim Tobiye o gün bugündür çok mutluyuz :)
Ay ayyy hangisi fotoğrafa ne yazacağımı bilemedim ama büyümüş gerçekten de yaa :))
Çok çok güzelleşiyor :)
maşallah canım benim, nice aylara yıllara inşallah :)
Yorum Gönder