12 Ekim 2011 Çarşamba

29 aylık yavru...



Yaklaşık iki saat önce Ege Bahar'la yatma öncesi öpüşüp koklaşırken "aaa,kızım sen bugün 29 aylık oldun" dedim, "büyüdüm di mi, ınga bebek değilim di mi" dedi bana.

2,5 olmasına bir ay kaldı, bazen şaşıp kalıyorum, sarı kelebeğimiz yaklaşık iki buçuk yıldır hayatımızda, Allah ayırmasın, zaman nasıl akıp gidiyor...

Bu aralar pek bir inatçı, bu dönemdeki her çocuk gibi. Biz 2 yaş krizlerini hafif yaşıyoruz sanki diye düşünüyordum ama çok erken düşünmüşüm sanırım. Bir şeyi kendisi yapmak istiyorda zorlanıyorsa kesinlikle yardım kabul etmiyor, merdiven çıkarken olaki elini tuttuysam en aşağıya inip tekrar kendisi çıkıyor, kreşten eve dönerken 5 dk.lık yolu 15-20 dk.da geliyoruz,çünkü okuldan verilen kirli çamaşır çantasını, marketten alınanların poşetini, okula götürdüğü oyuncaklarını vs. hepsini kendisi taşımak istiyor, hele bir almaya kalk eve kadar ağlıyor.

Her akşam yatmadan önce 3-4 kitap okuyoruz, dolabının önüne geçiyor ve okumamızı istediği kitapları kendisi seçiyor, olaki unuttuysam "Özlemim kipatlarımızı okumadık ama" diyerek hemen hatırlatıyor. Koyun Russel, Böyle bir kuyrukla ne yapardın? , Tavşan Peter'le saklambaç bu  aralar vazgeçemedikleri.

Bir bakıyorum bazen kreşte öğrendiği şarkıları kendi kendine mırıldanıyor, benim öğrettiğim şarkıları ezbere biliyor, bazen ben kendi bildiğim 5-6 şarkıdan birini söylüyorsam "susss, söyleme, istemiyorum" diyor, yetmiyor artık annesinin şarkıları, gözü açılıyor galiba yavru kuşun, acilen çocuk şarkıları repertuarıma yenilerini eklemem lazım, kreşle beraber pek gözden düştüm sanırım:)))

Çok şükür kreşte yemek problemi yok, evde yediremediklerimi orada takviye ediyor gibiyiz, geçenlerde de yazmıştım barbunya yediremediğimi, bugün yine yemiş, geçenlerde de kıymalı ıspanak yemiş, maşallah diyorum, hiç dertlenmiyorum evde neden yemiyor diye, orada yiyor ya mutlu ol diyorum kendime.

Hayvanlara bayılıyor, köpeklerden korkan annesine "anneciğim korkma, onlar çok sevimli ama" diye akıl veriyor, kedilerle oynarken hayvan sevmesine izin verdiyse dozu kaçırıp hayvanı bezdirebiliyor, hatta bu yüzden pati yemişliği var. Yağmur yağınca yollarda sümüklü böcek arıyor...

Sorularıma çünkü diye başlayan cümleler kuruyor, istediklerini ve istemediklerini çok güzel ifade ediyor. 

Bu aralar korkuları artmaya başladı, çocuklar kendi aralarında mı konuşuyorlar bilemiyorum, geçenlerde akşam saatlerinde odada yalnız kaldığında "korkunç bir şey gelir" diyerek yanıma koştu, geçen hafta sonu bir balıkçı tezgahında gördüğü köpekbalığı yüzünden gece yarısına kadar uyutamadım, köpekbalığının ağzına bir istavrit koymuşlar, bu görüntüden çok etkilendi sanırım, "köpekbalığı beni yiyecek" diye bir türlü uyuyamadı. Bu hafta başlayan yağmurlarda yağmurun dozu artıp ses yükseldikçe korktu ve kucağımdan inmedi. Çocuklarda korku ile ilgili olarak okuduğum yazılarda durumun normal olduğunu söyleniyor. Korkma, korkulacak bir şey yok demek yerine, korkabilirsin ama ben yanındayım ve sana bir şey olmasına izin vermem demenin daha etkili olacağı belirtiliyor. Denedim, hakikaten böyle bir yaklaşım bizim için daha faydalı oldu.

Bu hafta yine hasta, artık burun akıntısı sıradan bir hal bizim için, bu yılın böyle geçeceğine iyice alıştım. Ateşi yoksa çok stres olmuyorum, bol bol meyveyle, bitki çaylarıyla bağışıklığına destek sağlamaya çalışıyorum.

Evet kızımız bugün 29 aylık oldu, bir ay sonra 2,5 olacak...Allahım bize sağlık ver yirmibeş olduğunu da  görelim inşallah...

2 yorum:

ayak izleri-sevgi dedi ki...

"artık büyüdüm inga bebek değilim" allahım bu nasıl bir cümle.. maşallah sana..

Başak dedi ki...

yaa bu kızın keltoş kafalı hallerini biliyorum ben:)zaman nasıl da çabuk geçti.o zamanda çok tatlıydı şimdi de.