Pazartesi günü 23 Nisan nedeniyle tatil olunca sabahtan attık kendimizi dışarıya. Kalamış'ta kahvaltımızı yapıktan sonra ver elini Caddebostan. Caddebostan 23 Nisanlarda bizim klasik mekanımız olma yolunda. Alışveriş merkezlerinde bu güne özel, çocuklara yönelik birçok etkinli hazırlanıyor ama özelliklede hava güzelse kapalı bir mekana gitmek yerine burayı tercih ediyoruz. Son 3 senedir her 23 Nisan'da oradayız. Bu yıl hava çok güzeldi, bizim kız yılın ilk kısa kollu kıyafetlerini giyinerek açılışı yaptı. Öğleden önce gitmemizin avantajı parkta rahatça oynamak oldu, öğleden sonra ortalık insan seli gibiydi, biz bu saatlerde çimenlerde keyif yapmayı tercih ettik daha çok.
Bu karahindibalar geçen yıldan beri favorisi Ege Bahar'ın, "anne bak, hüff buldum" diye coşuyor resmen, birer tane de bana ve babasına veriyor, tohumları üfleyerek kim daha önce bitirecek diye başlıyoruz yarışa:) Nefesi tükenene kadar var gücüyle nasıl uğraşıyor anlatamam...
Bu 23 Nisan bir ilke tesadüf etti. Ege Bahar kitaplardan tanıdığı uçurtma ile tanıştı. Sahilde birkaç kişinin uçurtma uçurduğunu görünce bizimki pek heyecanlandı. Hemen yakındaki Migros'a koştuk, şansımıza uçurtma bulduk. Tabii bizim çocukluğumuzda özene bözene yaptığımız çıtalılara benzemiyor, polyesterden yapılmış çin işi basit birşey, ama bizim kızın gününün çok keyifli geçmesinde emeği çok büyük. Fotoğrafta görüldüğü gibi babası uçurtmayı hazırlarken yanına çömelip heyecanla bekledi.
Aslında hava pek rüzgarlı değildi, bu nedenle uzun süreli uçuramadık ama Ege Bahar hiç vazgeçmedi, elinde uçurtması oradan oraya koştu durdu:)
Gün boyu güneşin ne kadar yakıcı olduğunun hiç farkına varmamışız. Ben kolay kolay bronşlaşan bir tene sahip değilim ama Ege Bahar babasına benzemiş, ikiside güneşi emiyorlar sanki, akşam güneş etkisiyle yüzünün ve kollarının bayağı kızardığını farkettim. Bütün günü böyle çayır çimende geçireceksek güneş koruyucusuz ve şapkasız çıkmama zamanımız gelmiş demek ki...








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder