17 Ekim 2012 Çarşamba

Büyümek...

Üç buçuk yaşına üç hafta kaldı. Halen minicik bir yavru olduğunu kabullendirenebilene aşkolsun:) Yok yok zorla kabullendirme gibi bir derdimiz yok tabii ki ama aklı fikri hep daha büyük olmakta...

Büyüyünce ne olacak sanki? diye sorduğumda eğer araba kullanıyorsam "araba kullanacağım" diyor. Üstelik ön koltuğa da babasını oturtacakmış. Özetle arka tarafa atılan kişi ben oluyorum:)


Taktığı gözlüğe gelince...Geçen hafta sağlıklı yaşamla ilgili bir konuları vardı okulda. Doktor ve hemşire olup bebeklerini muayene etmişler. Bunun üzerine taaaa  bizim çocukluğumuzdan kalma şu plastik doktor seti oyuncaklarından aldık. Steteskop ve gözlük Ege Bahar'ın ayrılmaz parçaları oldular. Oyun hamuru oynarken bile yanından ayırmıyor.  Her doktor gözlük kullanmıyor tabii ki, ben de bir bağlantı kuramadım ama bizim kız gözlüğü takınca kendini doktor sanmaya başladı:) Tabii kbb doktorumuza duyduğu sevginin de bunda payı olduğunu düşünüyorum.

Bazen  de büyüyünce müzik öğretmeni veya dansçı olacağım diyor. Okulda bu hafta dans dersleri başladı. Bakalım aynı şevkle devam edecek mi?

Güzel yavrum büyü tabii...hayallerine kavuş hep...Sağlık hep seninle olsun...Elimde olsa keşke, sen büyüyüp kendi kararlarını verirken, kendi yaşamını kurarken senin bizimle olan her anını hafızama kaydedebilsem...Biliyorum bu günler bir daha geri gelmeyecek, bir daha yaşanmayacak...Sen bir yetişkin olduğunda yanında olabildiğimiz her an bize mutluluk katacak, gurur verecek ama bugünlerinde çok özlenecek birtanem... 

Hiç yorum yok: