Dün Ege Bahar'ın hem okuldaki ilk bir ayının değerlendirmesi hem de zihinsel ve fizyolojik gelişimi hakkında öğretmenlerinin gözlemlerini dinlemek için okuldaydım.
Sanat Atölyesi saatleri en keyifli zaman geçirdiği zamanlarmış. Öğretmeni yaratıcı bir kişiliği olduğunu, bu dönemde en dikkatini çeken özelliğinin bu olduğunu söyledi. Boyama kitapları ile sınırlı boyamalar yaptırmamamızın iyi olacağını belirtti. Bu onu yeteneği yönünden sınırlandırmak oluyormuş. Okula uyumu gayet iyiymiş. Sabah saatlerinde yapılan orf çalışmasıda ona keyif veren çalışmalardan birisiymiş.
Duyduklarıma mutlu oldum tabii ki, her anne baba çocuğunun çeşitli alanlarda iyi olmasını, başarılı olmasını istiyor. Kendimde öğretmen olduğum için toplantılarda, görüşmelerde hep gözlemlediğim anneler ve babalar kendi diledikleri yönde çocukları hep en üst noktada olsun istiyorlar. Çocuk ne istiyor diye düşünen kesim çok fazla değil açıkçası. 12. sınıfta bile bölüm değiştirip, yıllarca okuduğu alan dışında üniversite sınavına giren öğrenciler var. Çocuk için zor bir durum, anne ve baba baskısıyla fen bölümünde okuyan o kadar çok öğrencim var ki. Kişinin kendi iç dünyasında mutlu olması aslında seçtiği alanda başarısını arttıran bir etken. Bunu gözden kaçırmamak çok çok önemli bir konu.
Vel hasıl demek istediğim mutlu olsun benim kızım, bugün duyduklarım beni mutlu etti elbette ama sanata, spora, fen ve matematiğe yetenekli olup olmaması hiç önemli değil samimiyetimle söylüyorum. Hayatta kendi istediği alanda başarılı olmaya gayret etsin yeter. En önemlisi mutlu bir insan olsun. Mutluluk başarıyı zaten getirecektir. İçinde hep yaşamın güzelliklerine dair heyecan olsun...Başka bir şey istemem...

3 yorum:
Özlemcim ne kadar da güzel dile getirmişsin, birebir aynı fikirdeyiz
Toplantinizin güzel gectigini duyunca ben de mutlu oldum.
Sevgiler :)
Egebahar'ı ve annesini beğendim, izliyorum sizi de bekleriz:)
Yorum Gönder