Bu bir ayrılık görüntüsü...
Fethiye'den Köyceğiz'e yola çıkan küçük bir kız...
Köyceğiz'de en keyif aldığımız yerlerden biri kuşkusuz Toparlar Kanyonu ve Toparlar Şelalesi.
Öyle ki Köyceğiz'deki bir haftalık tatilimizin iki gününü birden Toparlar Şelalesi'ne ayırdık.
Köyceğizden yola çıkıp, Köyceğiz-Muğla Karayolu'ndan Marmaris yönüne devam ederken yaklaşık 4-5 km sonra Toparlar Beldesine varıyorsunuz. Yol kenarında küçük bir tabela sizi orman içine yönlendiriyor. Yaklaşık 300-400 metre sonra aracınızı ağaçların altına parkedip, yürüme parkuruna başlıyorsunuz.
Böyle bir güzelliğin içinden yaklaşık 15 dakika kah toprak üzerinde kah suların içinde yürüyerek şelaleye ulaşıyorsunuz. Yol üzerinde küçük küçük havuzumsu su birikintileri kimi zaman sığ, kimi zaman yüzebilecek derinlikte. Ama çok zorlu bir yol değil, yeter ki ayağınızda spor ayakkabınız ya da sandaletiniz bulunsun, parmak arası terlik bu tür yollara alışkın olmayanlar için pek yeterli değil. Ki ben bu durumu Kabak Koyu'yla ilgili şu postumda da belirtmiştim. Bunu hatırlayarak bu sene bavuluma yerleştirdiğim ilk eşyalarımdan biri spor sandaletlerim oldu. Böylece rahatlıkla orman içi yolu kimseye yük olmadan katedip şelaleye vardım:)
İşte Toparlar Şelalesi...
Fotoğrafta küçük göründüğüne bakmayın, o kadar küçük değil fakat bir Düden, Kurşunlu kadar da büyük değil tabii ki. Sığ olarak başlıyor, yukarıdan akan suya yaklaştıkça derinleşiyor. İlk girdiğinizde buz gibi su sizi dışarı kaçırabilir, bu nedenle en iyisi bir anda atlamak, kısa bir titreyişten sonra alışıyorsunuz zaten:) Yine de belirteyim su buz gibi fakat soğukluğu Saklıkent'le kıyaslanamaz, ben çivi gibi dedikleri suyu Saklıkent'te hissetmiştim.
Tertemiz soğuk su, 15 dakikalık orman içi yürüyüşten sonra o kadar iyi serinletiyor ki anlatamam...
Bizim kız soğuk falan demiyor, bir anda atıyor kendini suya. Şelaleyi o kadar sevdi ki hiç çıkmadı diyebilirim. Dayısı ve kuzenleriyle böyle doya doya eğlendi.
Dalyan çıkışlı turlar zaman zaman programa göre turistleri Toparlar Şelalesi'ne getiriyor. Şelaleye gittiğimiz ilk gün böyle bir grup vardı.Turistler şelalenin tepesinden kaymak için tur rehberini dikkatle dinliyorlar.
Dirseklerin çizilmemesi, yaralanmaması için temel kural kolları kaldırıp, elleri başın arkasında kenetlemek. Tabii kafa kaskla korunuyor ama ilk defa böyle bir aktiviteyi yapmak biraz da cesaret işi.
Bu turist sorunsuz bir şekilde şelaleden kaydı.
Fakat bir sonraki turist kayarken panikledi ve dengeyi kaybetti, bir şekilde kayıp suya daldı tabii ki ama çıktığında kalçaları, dirsekleri, sırtı kıpkırmızı çizikler içindeydi.
Bir yandan turistleri izlerken diğer yandan Toparlar'da yaşayan sekiz, on yaşlarındaki çocukların, şelalenin yan taraflarındaki sarp kayalıklardan (ki bu kayalar turistlerin bulunduğu seviyenin belki de iki katı yükseklikte) nasıl korkusuzca atladıklarına şahit oldum. Kendi kendime dedim ki; sen doğadan uzaklaşırsan, doğa da senden böyle uzak, bilinmezlikle dolu bir yaşam alanına dönüşüyor maalesef.
Turistin canı bu kadar yanmışken, rehberin gösterdiği bu aktiviteye hiç biri katılmadı.
Biz doğayla dopdolu bu günün ardından eve döndüğümüzde Ege Bahar'ın halası kış hazırlıklarından biri için dolmalık biberleri tığ ile ipe diziyordu. Evlendiğim yıllarda bir defa sebze kurutmaya çalıştım, ama İstanbul'un nemli havasından olsa gerek, küflendiklerini görünce bir daha da denemedim.
İlk defa böyle bir şey gören Ege Bahar için biberlerin böyle kurutulacağını öğrenmek oldukça eğlenceli hale dönüştü. Halası onun için hemen bir biber kolye yaptı:) Kendisi anaokulu öğretmenliğinden emeklidir. Olayı hemen çocuğun hoşuna gidecek duruma çevirmekte hakikaten ustadır.
Halası ve Ege Bahar
Ege Bahar biber kolyesiyle:)
Köyceğiz'de geçirdiğimiz hafta içinde bir sürprizle eşimde bize katılınca, sıcağın da tavan yaptığı bir gün yine şelaleye gittik.
Baba-kız Toparlar Şelalesi'nde...
Dayısı ve Ege Bahar karpuz keyfi yaparken...
Ege Bahar ve annesinin bu yaz için klasikleşmiş olan dudak pozu:)
Buz gibi suda ne kadar yatabilirim yarışına katılmış olan baba da dudak pozuna dahil olunca böyle komik bir pozumuzda anılara eklenmiş oldu.
Biz bu yaz Toparlar'ı çok sevdik.
Hatta ikinci gidişimizde denize tercih ettik.
Ormanda yapılan yürüyüşle ısınıp, kendini buz gibi kaynak suyuna atmak çok keyifli.
Özetle Toparlar Şelalesi bizim için tavsiye edilebilir bir tatil önerisidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder