31 Mayıs 2010 Pazartesi

Yaz geldi, hoş geldi...

offfff...çok sıcak...
Ege Bahar'ın kolları isilik...
Hatunum cıbıl cıbıl dolanmak istiyor, üzerinde bir tek bez varken ondaan mutlusu yok, kıkır kıkır sağa sola atıyor kendini:)

Kokoş kızım sandaletlerle merhaba dedi ayakkabılara:) Babası görür görmez bunları giymeli dedi ve Ege Bahar sandaletlendi:)


Az kaldı kuzum, denize, güneşe, kuma...


Ne yemiş acaba bu cadı? dondurma olabilir mi:)



Anneannesinin aldığı bu salıncağa bayılıyor. Günde kaç sefer sallanıyor bilmiyorum artık:)

20 Mayıs 2010 Perşembe

İyi ki doğdun Ege Bahar...


Yukarıda bir doğumgünü güzeli var:)
Geçen Pazar (16.05.2010) Ege Bahar'ımızın doğumgününü sevdiklerimizle beraber kutladık. Aslında bizimle birlikte olmasını istediğimiz başka dostlarımız da vardı ama mekan olarak evimizi tercih edince kişi sayısını yaklaşık 20 kişiyle sınırlandırmak zorunda kaldık. Eğlendik mi, hem de çok:) uzun uzun yazmaya gerek yok, fotoğraflar yeterli sanırım:)

Pastamız sevgili Pastacı Rapunsel 'den. Tasarlayan sevgili kocişko:) Pastanın bir tarafı, deniz (Ege), bir tarafı Bahar...İnşallah ilerde bir teknemiz olursa adı Ege Bahar olacak:) Kuzuyla balık tutacağız Turkuaz kıyılarda...
Misafirlerimiz pastamızı çok beğendiler. Keserken gerçekten kıyamadım:)
Bunlarda Rapucuğumun bize hediye ettiği 1 yaş kurabiyelerimiz. Misafirlerimize dağıtmadan fotoğraf çekmeyi unutmuşum, bunlar bize kalanlar:)


Bunları ben gelen misafirlerimiz için hazırladım. Marakaslar Ege Bahar'ın yaklaşık 6. ayından beri elinden düşürmediği oyuncaklarından. Öyle çok seviyor ki hala ilgisi devam ediyor, onları sallarken bir taraftan da kendini sallıyor:) Bir şekercide görünce çok beğendim, misafirlerimiz için Ege Bahar'a has çok güzel bir hediye olacağını düşündüm ama fiyatlarını duyunca "ben ne güne duruyorum" deyip bir hafta önce Eminönü'nün yolunu tuttum. Marakasları, çikolatalı badem şekerlerini, tülleri, kurdelaları tek tek aldım, bir gece Ege Bahar uyuduktan sonra hepsini hazırladım. Renkli fon kartonlarını da şekilli makaslarla kesip, üzerlerine "Ege Bahar 1 yaşında" yazıp stickerlarla süsledim. Herkes rengarenk marakaslarımızı çok beğendi, bende anne eli değdiği için pek mutlu oldum:)

Pastamızı kesmeden önce çekirdek aile olarak biz:)


Annenin babaya bakışındaki anlam: "ben doğurdum ona göre!" :)

Aile büyüklerimiz...
Kızımın ilk arkadaşları Defne, Nisan ve tatlı anneleri...
Ege Bahar, Nisan, Defne...
Ege Bahar'ın anne ve babasının arkadaşları...
Eşimin iş arkadaşları...
Kızımız pastasını tadarken...
Parti kızı ve babası:)
Gün sonu yorgunu anne-kız:)
Sevdiklerimizle birtanecik kızımızın doğumgününü pek keyifle kutladık...Bizimle olan, olmak isteyip gelemeyen herkese çok teşekkür ederiz...
Anneciğim, bitanecik sarı papatyam...Nice yaşlarını hep böyle sevdiklerimizle karşılamak dileğiyle...İyi ki varsın, iyi ki bizim canımız, mutluluğumuzsun...Sağlıklı, mutlu çok güzel bir ömrün olsun kelebeğim...SENİ ÇOK SEVİYORUZ....

13 Mayıs 2010 Perşembe

Kiraz Sevdası'na ithafen...

Pek bir severim kirazı, en sevdiğim meyvedir diyebilirim hatta. Ege Bahar'da bana mı çekti ne:) bu fotoğraflar kuzunun ilk kiraz yediği anlardan. Çok sevdi, yetiştiremedim desem yeridir yani. Unutmadık, kirazdan küpeler de yaptık kulaklarına:)

Çok sevdiğimiz Kiraz Sevdası teyzesine ithaf olunur:)


12 Mayıs 2010 Çarşamba

Ege Bahar 1 yaşında!!!

Geçen yıl bugün, bu saatlerde şaşkın bir yeni anneydim...Ne yapacağını bilmeyen ve iç sesine kulak verirse başaracağına inanan...
Bir yıl geçti, kızımız bugün 1 yaşına girdi. Artık iyice dillenen, kıpır kıpır bir bıcır var hayatımızda...
Uzun muydu, evet uzundu bu 1 yıl ama kısa mıydı, evet kısaydı. Anlatamadım ama anneler anlamıştır beni. Şimdi öyle tatlı bir varlık var ki hayatımızda, öğrendikleriyle, gün be gün gelişimiyle bizi heyecanlandıran...
Bugünün en güzel anı sabah 07:50 idi. Doğduğu saatte (dakikası dakikasına) uyanan, hemen emmeye başlayan, 1 yaşına girmiş kuzumla açtım gözlerimi...
Ailemiz ve arkadaşlarımızla doğumgünü kutlamamız Pazar günü olacak ama biz bu sabah kahvaltıdan sonra çekirdek aile olarak balkonumuzda kutladık kızımızın doğumgününü...
Allah sağlıklı, neşeli, başarılı bir hayat versin anneciğim sana...Nice yaşlarını bugün ki gibi hep beraber, neşe içinde karşılayalım...İyi ki varsın, iyi ki hayatımızdasın güzel yavrum...Seni çok çokkkk kocaman çokkk seviyoruz:)))
Bunlarda tam 1 yaşındaki Ege Bahar görüntüleri...


Hımmm...daha önce hiç görmedim, bu da neymiş yahu?



Kaşla göz arasında bir el attım,


Ellerime ne oldu yahu:)


Masayı da cilaladım:)))

Doğum günümmüş bugün, oleyyyy, iyi ki doğdum:)))

6 Mayıs 2010 Perşembe

Yazmadan geçen zamanı nasıl toparlasam:)

Kısacık kısacık yazdığım son iki yazıyı saymazsak 1,5 ay olmuş yazmayalı. Bu zaman zarfında 2 defa Turkuaz Kıyılar'a gidip geldik, ilki 27 Mart-13 Nisan arasıydı. Eve döndükten 10 gün sonra bir arkadaşımızın düğünü için tekrar gittik. İkisinden de çok hoş anılarla döndük. İlki Ege Bahar'ın sosyalleşmesi açısından çok faydalı oldu, eşimin ailesi kalabalık bir aile, hala, amca, yeğen oldukça fazla. Ortam o kadar farklı geldi ki kuzucuğuma resmen dillenip döndü:) Ne yapsın evde bütün gün ikimiz yalnızız, bizimki de kalabalığı görünce coştu. Bunun dışında Ege Bahar bu tatilde doğayla tanıştı, kayınvalidemin bahçesindeki köpekler, kediler, tavuklar, horozlar ona çok değişik geldi. Komşuların keçileri, yeni doğmuş oğlaklar, yumurtadan yeni çıkmış civcivler Ege Bahar'ın olduğu kadar benim içinde ilkti:) Her günümüzü, hoş olan her anı görüntülemeye çalıştık ve yaklaşık 1000 fotoğrafla döndük. Turkuaz Kıyılar'ın eşsiz görüntüsünde fotoğraflarımız daha bir güzel oldu. Kabak koyu ve köyü, Faralya, İncirköy, Üzümlü, Ölüdeniz, Kayaköy...doyamadık gezmeye. Bu ilk tatil benim için çocukla tatile gitmek anlamında süper bir deneyim oldu, yeme içme düzeninin yanında bir bebek kalabalıkta nasıl değişir çok iyi tecrübe ettim:)

İkinci gidişimizde ise bir köy düğününü an be an yaşadık:) Kız evinden gelin alma, bahçede verilen düğün yemeği, kesilen kurbanlar, coşkuyla oynanan zeybekler benim için yine bir ilkti. Akşam salon düğünü de yapıldı ama ben köy düğünü kısmına gerçekten doyamadım...

Söylediğim gibi her anı uutmamak adına fotoğraflamaya gayret ettim. Bundan sonraki yazılarımda bölüm 1, bölüm 2 şeklinde anlatmaya çalışacağım.

Bu arada iki tatil arasında bir 23 Nisan yaşadık ki harikaydı. Nurturia anneleri olarak Sevgili Damla'nın organize ettiği harika bir gün geçirdik. Ege Bahar çimlerde yuvarlandı adeta:) İlk 23 Nisan'ının bu kadar keyifli geçmesi beni çok mutlu etti.

Bunun dışında "artık ben büyüyorum" diyen bir bebek var hayatımda. Son bir aydır dediğim dedik, inatçı, ses tonumdan herşeyi gayet iyi anlayan, istekleri bana çok güzel ifade eden bir Ege Bahar var. Yürümesine sanırım az kaldı, sıralamanın son haddinde, açılmadık dolap, kurcalanmadık yer bırakmıyor artık. Bulamaç kahvaltı yapmak istemiyor, elleriyle döke saça kendi yemek istiyor, evdeyse kucağa alınmak istemiyor çünkü keşfedecek çok şey var vs. vs.

Ege Bahar 6 gün sonra 1 yaşına girecek, kendi farkında değil ama annesi pek bir heyecanlı:)

Şimdilik böyle bir başlayayım dedim, hemen Ege Bahar'ın tatil fotoğraflarından biriyle noktalıyorum. Devamı gelecek:)

27 Nisan 2010 Salı

TEMBEL BLOGGER OLDUM, YAZAMIYORUM:(

Aslında anlatacak öyle çok şeyim var ki...Turkuaz Kıyılarda geçirdiğimiz 3 haftalık tatil, Ege Bahar'ın ilk 23 Nisan'ı, geçtiğimiz haftasonu yine Turkuaz Kıyılar'a uçup katıldığımız yörük düğünü, Ege Bahar'ın gelişimi vs. vs.
Tabi ki bunları yazamamda Ege Bahar'ın artık emeklemek ve yürümek arasındaki döneminin de, benim onun enerjisine yatişemeyişimin de payı var ama tembel oldum ben iyice...yazamadım uzun zamandır...halbuki hiç geri gelmeyecek anları unutmamak için karalıyordum birşeyler...Birileri beni dürtüklesin, yoksa bu blog bu gidişle sizlere ömür...

10 Nisan 2010 Cumartesi

Az kaldı az...geliyoruz...

Klavyenin tuşlarından ve monitörden uzak 15 gün geçirdim. Köyceğizde yeğenlerin laptopuna sarıldım en sonunda:)
Kafa dinledim mi acaba??? Dinleyemedim ama güzeldi. Ege Baharla ilk uzun tatilimiz umduğumdan kolay geçmedi açıkcası. Hatta tatiimizin son kısım planını değiştirip Mayıs ayına erteledim. Deneyim oldu bize bu tatil. Çocuk evden ayrılınca huyu suyu değişiyormuş öğrendik ama dedim ya yine de güzeldi. Birkaç güne harika fotoğraflar ve tatlı anılarla dönüyoruz inşallah. Evimi bloğumu hergün takip ettiğim arkadaşlarımı ve onların bebelerini çok özledim, az kaldı az geliyoruz:)