
Meğer ben ne çok özlemişim sonbaharı...
Bir yaz çocuğu olduğumdan mıdır bilemiyorum ama en sevdiğim mevsim yazdır. İncecik ve rahat giyinebilirsin, bir de parmak arası şıpıdık terliklerin de varsa senden mutlusu yoktur. Denizin mavisiyle, güneşin sıcaklığıyla doya doya kucaklaşırsın. Ohh bee,tatildesindir:))) Bu nedenle her yaz tatili bitiminde biraz üzülürüm ben ama okulların açılmasıyla birlikte (nasıl bir uyumsa anlayamam) daha ilk günden hemen alışırım yoğun bir şekilde çalışmaya, sonbahara ardından da kışa...Yine gelecek o güzel yaz umuduyla...
Hep böyle düşünürüm aslında ama bugün sonbaharı çok özlediğimi anladım. Birkaç gündür hastayım, üşütmüşüm, baktım ki geçmiyor ve kendime iyi bakmam lazım, iki gündür oruç tutamıyorum. Günüm adaçayı, ıhlamur, papatya çayı gibi şifa kaynaklarını tüketmekle geçiyor. Açıyorum radyoyu, alıyorum elime fincanımı ve farkediyorum sonbaharı ne çok özlediğimi...Hep hüzünlü mevsim derler ama bence huzur dolu bir mevsim...Ben daha yeni görebiliyorum...gitgide olgunlaşıyor muyum ne:)))
Fotoğraftaki gibi bir evimiz olmasını hayal ediyorum...Tahtadan yapılmış bir ev, bir fincan sıcacık çay, dost kokulu kitaplar, sarı kızıl yapraklar...Bahçede tatlı bir köpek ve biraz da yağmur...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder