Ne alaka ya, rüyamda kendimi, kocamı, çocuğumu, anamı, babamı,arkadaşlarımı görmek varken ben Yaprak Dökümü'nün Necla ve Leyla'sını görüyorum...hemde tüm rüya boyunca onları barıştırmak için debelenip duruyorum ve sonunda başarıyorum:))) Oysa bu diziden o kadar sıkılmıştım ki ben, ta geçen sezonun başında izlemeyi bırakmıştım. Geçen hafta bu sezonun ilk bölümü yayınlandığında şöyle bir bakayım dedim, herşey aynı, sanki bir yıl izlemeyen ben değilim, istesem kaldığım yerden devam edebilirim:) Zaten kocişin tepkisi de herzamanki gibiydi; "Turkuaz ne çok boş vaktin var, bırak şu ağlak diziyi yaa..." :) yorgunluktan olsa gerek...rüyalarımın bile anlamı yok, böyle boş boş rüyalar görüyorum işte:) Cumartesi akşamı Antalya'dan kocişin çocukluk arkadaşı ve nişanlısı geldi. Bense Cumartesi sabahtan akşama kadar Ege Bahar hanımın odasını temizlemekle uğraştım. Böyle birşey olamaz yaaa...Ta bebişim doğmadan bir ay önce gelmişti odası, e bizim kız 3 hafta erken geldi, yani normal doğsaydı yaklaşık 1,5 ay önceden mobilyaları gelmiş olacaktı, böylece hergün havalandırınca 1,5 ayda boya kokusu falan geçecekti. Nerdeeee....daha yeni geçti yani 5 ay sürdü. Koku hergeçen gün hafiflese de tamamen çıkmadan benim içim rahat etmedi. Yine de atölye pisliği, talaş tozu gibi atıklar iyice temizlensin diye bir arkadaşıma temizliğe giden bayanı çağırmıştım daha önce. Öyle de bir anlattılar ki şöyle temizdir, böyle pırıl pırıldır diye. Resmen pisliğiyle bırakmış. Görünen heryer tamam, görünmeyen tepeler, karyola arkaları aynı pisliğiyle duruyor, şükretsin ki o gün çocuğumun poposunun derdine doktordaydım, onu görecek halim bile yoktu. İnsaf yaaa, o odada bir bebek yatacak nasıl böyle rahatsın??? Neyse ben ardından bir temizlik daha yaptım salak gibi ama pırıl pırıl oldu. Yine de koku çıksın diye yaklaşık birbuçuk ay daha hergün havalanınca iyice tozlanmış. Kocişinde evde olmasını fırsat bilerek Cumartesi sabahı bir temizliğe başladım ta akşam üzerine kadar. Perdeler, uyku setleri bile yıkandı, kızımın odası pırıl pırıl oldu. Artık keyifle odasına kurulabilir hanımefendi:) Yakında fotoğraflarını eklerim zaten. Yalnız geceleri odasına ne zaman geçirmemiz gerektiği konusunda karar veremiyoruz, kuzu neredeyse 4 aylık oldu ama yatak odamızdaki park yatağında ikamet ediyor şimdilik:) babasınınsa odasına geçirmeye hiç niyeti yok, 1 yaşına kadar yatsın kızım bizimle diyor, olur mu kociş öyle şey diyorum ama bakalım ne yapacağız....
İşte bütün Cumartesi böyle geçti, birde akşam misafir gelince, yemek, geceyarısına kadar sohbet, Pazar sabah kahvaltı falan derken akşamüzerini bulduk. Misafirler uğurlandıktan sonra kuzenim topişi getirde sevelim lütfen dedi, annemler ve anneannemde teyzemlerde olunca kırmayayım dedim, bide oraya gittim, akşam döndüğümüzde rahat uyusun diye bizim kızı yıkayıp yatırdıktan sonra yastığa başımı koyar koymaz dalmışım rüyalara...böylede abuk rüyalar görmüşüm işte. Hiç derdim yok ya Necla ile Leyla'yı barıştırdım. Aferin bana yaaa:)))
3 yorum:
hahaha ilahi Turkuazcim ya, bari insan Behlulu Adnanii filan gorur ruyasinda, bu kızları gormussun ya cok guldum :)
Amannn temizlikci konsunu hiiic acma, bayramlik bir agzim var bu konuda hic susmayabilirim.
Operim.
:) sen sabah uyandığımda beni görecektin Kirazcım:) "nasıl yani yaaa, bu hatunların benim rüyamın içinde işi ne?" şeklinde kavramaya çalışıyordum:) Behlül'e de gıcığım zaten, benim dizi bugün başlıyor, hatta şu an özet geçiyorlar...Behlül gibi "Turkuaz kaçar" diyor ve Elveda Rumeli'ye doğru yol alıyorum:)
öpüyorum şekercim:)
Yorum Gönder