13 Temmuz 2011 Çarşamba

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'ndeydik...

Pazartesi sabahı çalan telefonumu açtığımda okuldan arkadaşım Dilara capcanlı sesiyle haydi bugün çocuklarla beraber birşeyler yapalım dedi, biz dünden hazırız zaten,uzun süredir ufaklıkları götürmek istediğimiz Ataşehir'deki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi 'ne gitmeye karar verdik, daha önce Senem'in bloğunda da okumuştum,bu harika ortamı çok güzel anlatmıştı,bizim içinde bugüne kısmetmiş demek ki...Öğlen meyvelerimizi hazırlayıp çıktık yola,bizi bekleyen güzelliklere...


Dilara'nın oğlu Aras 4 ,Ege Bahar 2 yaşında,sanırım aralarındaki yaş farkı sebebiyle oyun şekilleri ve ilgi alanları farklı, dolayısıyla biraz denedikten sonra baktık ayrı tellerden çalıyorlar,ayrı ayrı takıldık bizde:)


Bahçeye girer girmez Ege Bahar ördeklerin olduğu havvuza koşturdu tabii ki:) biraz ördekleri izledikten sonra çocuk oyun alanına yöneldik.
Ardından çocuklar için tasarlanmış keşif bahçesine yöneldik, harika bir ortam çocuklar için, dün blogları okurken tesadüfen bu bölümün tasarımını sevgili Pino 'nun yaptığını öğrendim. Nasıl güzel bir ortam, herşey ahşaptan yapılmış, karakterler harika, renkler harika, oyuncaklar harika...O kadar güzel tasarlamış ki Pino ellerine,yüreğine sağlık, ne kadar çok çocuk eğleniyor sayesinde, çocuklar keşif bahçesinden ayrılmak istemiyor, Ege Bahar botanik bahçesinde geçirdiğimiz yaklaşık 3 saatlik zaman diliminin 2 saatini burada geçirdi, hiç çıkmak istemedi...




Keşif Bahçesi'nin girişi bile gel haydi diyor bence...




Ege Bahar yerdeki ayak izleriyle bir hayli oynadı...



Yerlerdeki tahta parçaları ona çok ilginç geldi,uzun uzun inceledi...






Ege Bahar dönerek eşleştirilen bu oyuncakları çok sevdi, dönen parçaların doğru eşleştirdiğinizde bir bitki çıkıyor karşınıza, her ne kadar doğru kök,gövde ve çiçeği bulamasa da parçaları döndürmek hoşuna gitti.











Köprülerden geçti...







Salyangozlara bindi...






Aynı resimleri eşleştirmeye çalıştı...




Arada ellerim kirlendi deyip çeşmeye koştu:)







Bilmece Duvarı'na gidip içlerinde çeşitli bitkileri tanıtan kapakları açtı,kapadı...




Pino'nun çizdiği kahramanları uzun uzun inceledi...




Solucan'ın yolculuğu daha pek ilgisini çekmese de annesi fotoğrafladı:)










Dilara teyzesi ve Aras'la tekrar bitkileri eşleştirdi...






Bitkilerden yapılmış labirente girdi...



Dilara teyzesiyle coştu...






















Zorlu yollardan geçti, geçince başardım diye bağırdı:)))


Arada ağaç kütüklerinin üzerinde dinlendi...






Gün sonu yorgunluğunu meyveyle giderdi....

Haftaya böyle keyifli bir günle başladık ve NGBB'ni sık sık ziyaret etmeye karar verdik...Çocuklar için çok güzel bir ortam,kesinlikle tavsiye ederim...Götürün bebelerinizi:)))

3 yorum:

anneyazar dedi ki...

Gelince bizi de götütürsünüz artık:)

Crocus dedi ki...

burayı ben de çok görmek istiyorum,bloglarda okumuştum ilk kez.Kim bilir bir gün yolumuz yedi tepeli şehre düşer,biz de görüp sizler gibi eğleniriz:)

Unknown dedi ki...

Biz bu sene Egemen'in doğumgününü orada kutladık, çok keyifliydi :))