9 Temmuz 2011 Cumartesi

YİNE YENİDEN...

6,5 ay olmuş biz ara vereli...hep yazayım edeyim dedim ama uzunca bir süre bloglarda kapatılınca pek bir soğudum sanki...özledim ama...velhasıl burdayız işte,iyiyi kötüyü paylaşmak güzel,özlemek de güzel...


Ege Bahar bir hayli büyüdü bu zaman zarfında, artık tipik 2 yaş sendromu yaşayan bir çocuk, 26 aylık olacak 3 gün sonra. Bu yıl zor olacak, nasıl döneceğim işe, nasıl yoluna girecek herşey diye düşünürken okullar tatil oldu bile. Büyüdük kızımla ,birlikte büyüdük...Bazı sabahlar ben işe giderken birlikte ağladık, işe gitmek zorundayım anneciğim derken (onun deyimiyle ekmek kazanmak) bütün kuvvetimi topladım,kapıyı kapatınca yollarda ağladım bir süre ama hafta sonları doyasıya tadını çıkarmaya çalıştık tatil günlerimizin...Tatil dedim de Ege Bahar ilk yurtdışı seyahatini gerçekleştirdi bu dönemde.Yarıyıl tatilinde çokkkk uzaklara, Tayland'ın Samui adasına uçtuk kızımla. Ege Bahar 19 aylıktı ama bu tatilde büyüdüğünü gördüm, gidiş geliş toplamda 24 saate yakın uçak yolculuğu yaptı ama hiç sorun çıkarmadı kuzucum, 13 gün evden uzaklardaydık ama iyi ki geldik dedik sayesinde. Sonraki postlarda unutmamak için Samui tatilimizi yazmayı düşünüyorum.


Bahar bu yıl çok geç geldi ama Nisan itibariyle park sezonunu açtık, arada her çocuk gibi ufak kazalar atlatsa da park en mutlu olduğu yerlerden biri. Haftada 3-4 gün bize yakın olan Özgürlük Parkı veya Göztepe Parkı'na gitmek rutinlerimizden.


Ege Bahar 18 aydan itibaren rahatça konuşmaya başladı, şu an çenesi hiç durmuyor, artık bu kelimeyi nerde kullandık da öğrenmiş gibi sorular sormuyorum kendime, sünger gibi çocukların hafızaları,duyuyorlar ve anında kayıt ediyorlar, gerektiğinde de öyle güzel kullanıyorlar ki...


Bu yıl ben işteyken annem baktı kızıma, insan evlenip kendi yuvasını kurduktan sonra, ardından alıştığı yaşam biçimi değişince bir hayli zorlanıyor. Bu açıdan bu yıl benim için zor geçti, dengeleri kurmakta oldukça zorlandım, annemin de benim de tahammül edemediğimiz noktalar oldu ama yine de değerdi, daha dün eşimle konuşurken lafı geçti, bir kere bile gözüm arkada kalmadı, yüreğim hep rahattı, bu yönde korkularım, acabalarım olmadı, bir anne yüreği rahat bir şekilde yavrusunu bırakıp işe gidebiliyorsa daha ne olsun zaten...


Ağustos ayı itibariyle farklı bir döneme daha giriyoruz, Ege Bahar kreşe başlayacak. Şu an kreş araştırması yapıyoruz ,okullar açılmadan bir ay önce başlatalım da iyice alışsın istiyoruz ama kimbilir bizi ne gibi sürprizler bekliyor, umarım sorunsuz atlatabiliriz bu dönemi...


Ege Bahar'ın bebeklikten beri birlikte büüyüdüğü oyun grubu arkadaşları da pek tatlı oldular artık...Bu yıl birkaç ay katılamasakda halen grubumuz devam ediyor,bakalım bizim kreş olayı başlayınca ne olacak?


Kızım genellikle dış ortamlarda çok rahat bir çocuk, büyük küçük demeden herkesle kolaylıkla diyalog kurabiliyor,isteklerini ifade edebiliyor,bunda 9 aydan itibaren oyun grubu arkadaşlarıyla birlikte zaman geçirmesinin çok çok etkili olduğunu düşünüyorum,umuyorum ki bu kreşe uyumumuzu da kolaylaştıran bir etki olacak...


Çok şükür yemede içmede bir problemimiz yok, bu yemek problemini çözmede annemin emeğini unutamam,ben işe başlayınca annem bu durumu çok güzel düzene oturttu sağolsun. Ege Bahar bir balık delisi, haftada en az 3 gün balık yer, sevmediği meyve yok diyebilirim, bir yumurtadan pek haz etmez, onu da farklı biçimlere sokarak yutturuyoruz:) Makarna, pilav her çocuk gibi favorisi, süt içmiyor ama ben bile Ege Bahar kadar yoğurt yemiyorum...Aslında Ege Bahar büyüdükçe benim gelgitlerim azaldı, o büyürken ben de yavaş yavaş rahat olmayı öğrendim, canı yemek yemek istemiyorsa yeme o zaman demeye başladım, baktım ki öğlen yemiyorsa akşam bol bol yiyor, ben boşyere kendimi strese sokuyorum ne gerek var dediğim noktada işler yoluna girdi, ne ben ne kızım boş yere krizler yaşamıyoruz artık, kendi kararlarına saygı gösterilince uafacık bir çocuk bile nasıl mutlu oluyor...


Tabii bunların yanında 2 yaş sendromları hat safhada, misal dün akşam alışverişten geldikten sonra rahat etsin diye şortunu çıkarmak istedim, şortu tek ayağından çıkardığım anda kriz patladı, nasıl ağlıyor bizimki anlatamam, suçum şortu benim çıkarmam, o kendisi çıkaracakmış, tamam o zaman giydireyim tekrar sen çıkar kızım dedim, yok, aralıksız 45 dk. ağladı, hemde şort tek bacağında bekleyerek:)


Daha kimbilir yazacak neler birikti....gelecek gelecek, onlarda gelecek...yine yeniden bir merhaba olsun bu...Sevgiler....

3 yorum:

uğurlu gelecek dedi ki...

özlemişiz hoşgeldiniz.. benimde eskisi gibi yazmak gelmiyor içimden bloglar kapatıldığından beri arada ses veriyorum sadece.. öperim baharı..

turkuaz kıyılar dedi ki...

:)hoşbulduk,bende sizleri özledim uğurlum...

bahriye-krm dedi ki...

hoşgeldiniz :))keyifle okudum tüm yazılanları...