Gelişmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelişmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2013 Pazar

Şubat'tan...

Mart ayı geldi de şu saatlerde  3. gününü yarıladık bile. Şubat 11'de biten yarıyıl tatilinin ardından iki üç haftada ancak adapte olduk rutinimize. Yani onbeş gün tatilden sonra onbeş yirmi günde adaptasyon süreci yaşıyoruz:)

Şubattan elimizde kalan bazı kareleri vakit geçmeden kaydedeyim dedim...


 
Haftasonları pek dışarı çıkmadan kahvaltı keyifleri yaptık. Bu bizim için bir lüks çünkü hafta içi asla böyle bir şansımız yok. Zira sabah 6 da kahvaltı pek keyifli olmuyor.



 
Şubat'ta nar zamanı geçmeden bol bol nar ayıkladım, yok yok saklamanın bir yöntemini bilmiyorum valla, bizim evde bir nar canavarı var, kaşığı unuttuysam bekleyemez, böyle elleriyle dalar olaya:)





Okuldan geldiğimiz bir gün banyodayım, makyajımı temizliyorum. Hergün ki rutin yani, eve gelir gelmez önce makyajımı temizler ve akşam yemeğinden bir iki saat önce Ege Bahar'a atıştıması için bir iki dilim bir şey, fındık ceviz gibi bir ara öğün hazırlarım. Bizim ki o gün nasıl acıktıysa artık ben banyodayken dolabı açmış, makarna tenceresini çıkarmış, dolaptan tabak, çekmeceden kaşığını almış, tabağına doldurmuş bir güzel yiyor. Kızım dur, soğuk soğuk yenmez, ısıtalım falan desem de o kendi işini kendi görmenin sevinciyle soğuk soğuk yedi makarnasını. Bende hemen fotoğrafladım o anı. Göz açıp kapayana kadar büyüyorlar işte...Aç kalınca başının çaresine bakacak kıvama gelmiş demek ki artık:)


Ödevlerimiz var bu aralar. Daha çok erken değil mi diye düşünüyorum zaman zaman ama amaç bir grubun önünde yani sınıf ortamında konuya dair bir iki cümle söyleyebilmelerini sağlamak tabii ki. Ege Bahar'ın hoşuna da gidiyor zaten ama bunun ilkokul zamanını düşünmek bile istemiyorum, benim zaten bütün gün işim yaz, çiz, hazırla, oku, anlat. Akşam yemeğin üzerine ödevimiz varsa resmen mız mız ilkokul çocuklarına dönüyorum, hazırlamak da bir şey değil de, üç buçuk dört yaşındaki bir çocuğun dikkatini konuya çekip yoğunlaştırmak bazen zorlaşabiliyor. Ege Bahar daha önce nesli tükenen hayvanlardan kelaynak kuşlarını sundu, geçenlerde ünlü müzisyenlerden Mozart'ı sundu. Hatta mozart'ın ünlü eserlerinden bir ikisinin ismini öğrenirken "Saraydan kız kaçırma" eserine "Saraydan prenses yakalama" deyince güldüğümüz hoş bir anımız oldu:) Üstteki ödevin konusu "Soğuk Gezegenler". Okulda uzay konusu işlenirken bizim payımıza bu düştü. Tabii çok soyut bir kavram çocuk için. Sürekli kafam çok karıştı deyip durdu hazırlanırken, git kızım "kafam çok karıştı" de o zaman okulda dedim, çocuğu zorlamanın bir anlamı yok çünkü. Yanlış da anlaşılmasın okul tabii ki üç buçuk yaşındaki bir çocuktan sunum beklemiyor, hani konuyla ilgili bir iki şey bilsin, ya da öğrenmeye bir başlangıç olsun amaçları.  



Bu kısım Ege Bahar uyumadan önce resimlerle gezegenleri ona anlattığım aşama. Tam şimarma günündeydi:) Üzerlerindeki oyuncaklar ödevi kolaylaştırmak için Ege Bahar'ın fikri. Mesela Miki'yi Mars'a koydu, evi orada dedi, Pluto'yu Plüton'a kodu ve isimleri çok benziyor dedi, zaten bu fikri Pluto'yu Plüton'a benzettikten sonra önerdi.




Bu da ödevinin son hali, yani o uyuduktan sonra yazıp çizip süslediğim hali.




 
Sürekli mutfakda benimle bir şeyler yapma derdinde. Kek yapılıyorsa uzmanı oldu artık. Hatta hangi bardağı ölçü olarak kullandığımızı çok iyi bildiğinden gidip hemen onu alıyor. Şeker, yağ, süt, kabartma tozu, vanilya vs.leri koymak ve blendırda çırpmak onun görevi. Tabii bende müdahale ediyorum ama asıl görevim karışımı kalıba döküp fırına vermek oluyor bu durumda. Yani hakikaten keklerde çok emeği var kızımın:)








Ufak ufak Şubat'tan not düşeceklerim böyle işte. Çok şükür afiyetteyiz...

9 Temmuz 2011 Cumartesi

YİNE YENİDEN...

6,5 ay olmuş biz ara vereli...hep yazayım edeyim dedim ama uzunca bir süre bloglarda kapatılınca pek bir soğudum sanki...özledim ama...velhasıl burdayız işte,iyiyi kötüyü paylaşmak güzel,özlemek de güzel...


Ege Bahar bir hayli büyüdü bu zaman zarfında, artık tipik 2 yaş sendromu yaşayan bir çocuk, 26 aylık olacak 3 gün sonra. Bu yıl zor olacak, nasıl döneceğim işe, nasıl yoluna girecek herşey diye düşünürken okullar tatil oldu bile. Büyüdük kızımla ,birlikte büyüdük...Bazı sabahlar ben işe giderken birlikte ağladık, işe gitmek zorundayım anneciğim derken (onun deyimiyle ekmek kazanmak) bütün kuvvetimi topladım,kapıyı kapatınca yollarda ağladım bir süre ama hafta sonları doyasıya tadını çıkarmaya çalıştık tatil günlerimizin...Tatil dedim de Ege Bahar ilk yurtdışı seyahatini gerçekleştirdi bu dönemde.Yarıyıl tatilinde çokkkk uzaklara, Tayland'ın Samui adasına uçtuk kızımla. Ege Bahar 19 aylıktı ama bu tatilde büyüdüğünü gördüm, gidiş geliş toplamda 24 saate yakın uçak yolculuğu yaptı ama hiç sorun çıkarmadı kuzucum, 13 gün evden uzaklardaydık ama iyi ki geldik dedik sayesinde. Sonraki postlarda unutmamak için Samui tatilimizi yazmayı düşünüyorum.


Bahar bu yıl çok geç geldi ama Nisan itibariyle park sezonunu açtık, arada her çocuk gibi ufak kazalar atlatsa da park en mutlu olduğu yerlerden biri. Haftada 3-4 gün bize yakın olan Özgürlük Parkı veya Göztepe Parkı'na gitmek rutinlerimizden.


Ege Bahar 18 aydan itibaren rahatça konuşmaya başladı, şu an çenesi hiç durmuyor, artık bu kelimeyi nerde kullandık da öğrenmiş gibi sorular sormuyorum kendime, sünger gibi çocukların hafızaları,duyuyorlar ve anında kayıt ediyorlar, gerektiğinde de öyle güzel kullanıyorlar ki...


Bu yıl ben işteyken annem baktı kızıma, insan evlenip kendi yuvasını kurduktan sonra, ardından alıştığı yaşam biçimi değişince bir hayli zorlanıyor. Bu açıdan bu yıl benim için zor geçti, dengeleri kurmakta oldukça zorlandım, annemin de benim de tahammül edemediğimiz noktalar oldu ama yine de değerdi, daha dün eşimle konuşurken lafı geçti, bir kere bile gözüm arkada kalmadı, yüreğim hep rahattı, bu yönde korkularım, acabalarım olmadı, bir anne yüreği rahat bir şekilde yavrusunu bırakıp işe gidebiliyorsa daha ne olsun zaten...


Ağustos ayı itibariyle farklı bir döneme daha giriyoruz, Ege Bahar kreşe başlayacak. Şu an kreş araştırması yapıyoruz ,okullar açılmadan bir ay önce başlatalım da iyice alışsın istiyoruz ama kimbilir bizi ne gibi sürprizler bekliyor, umarım sorunsuz atlatabiliriz bu dönemi...


Ege Bahar'ın bebeklikten beri birlikte büüyüdüğü oyun grubu arkadaşları da pek tatlı oldular artık...Bu yıl birkaç ay katılamasakda halen grubumuz devam ediyor,bakalım bizim kreş olayı başlayınca ne olacak?


Kızım genellikle dış ortamlarda çok rahat bir çocuk, büyük küçük demeden herkesle kolaylıkla diyalog kurabiliyor,isteklerini ifade edebiliyor,bunda 9 aydan itibaren oyun grubu arkadaşlarıyla birlikte zaman geçirmesinin çok çok etkili olduğunu düşünüyorum,umuyorum ki bu kreşe uyumumuzu da kolaylaştıran bir etki olacak...


Çok şükür yemede içmede bir problemimiz yok, bu yemek problemini çözmede annemin emeğini unutamam,ben işe başlayınca annem bu durumu çok güzel düzene oturttu sağolsun. Ege Bahar bir balık delisi, haftada en az 3 gün balık yer, sevmediği meyve yok diyebilirim, bir yumurtadan pek haz etmez, onu da farklı biçimlere sokarak yutturuyoruz:) Makarna, pilav her çocuk gibi favorisi, süt içmiyor ama ben bile Ege Bahar kadar yoğurt yemiyorum...Aslında Ege Bahar büyüdükçe benim gelgitlerim azaldı, o büyürken ben de yavaş yavaş rahat olmayı öğrendim, canı yemek yemek istemiyorsa yeme o zaman demeye başladım, baktım ki öğlen yemiyorsa akşam bol bol yiyor, ben boşyere kendimi strese sokuyorum ne gerek var dediğim noktada işler yoluna girdi, ne ben ne kızım boş yere krizler yaşamıyoruz artık, kendi kararlarına saygı gösterilince uafacık bir çocuk bile nasıl mutlu oluyor...


Tabii bunların yanında 2 yaş sendromları hat safhada, misal dün akşam alışverişten geldikten sonra rahat etsin diye şortunu çıkarmak istedim, şortu tek ayağından çıkardığım anda kriz patladı, nasıl ağlıyor bizimki anlatamam, suçum şortu benim çıkarmam, o kendisi çıkaracakmış, tamam o zaman giydireyim tekrar sen çıkar kızım dedim, yok, aralıksız 45 dk. ağladı, hemde şort tek bacağında bekleyerek:)


Daha kimbilir yazacak neler birikti....gelecek gelecek, onlarda gelecek...yine yeniden bir merhaba olsun bu...Sevgiler....