Bu aralar sık sık bazı yerleri, bazı zamanları özlerken buluyorum kendimi...yaşantımla ilgili bir memnuniyetsizliğim yok çok şükür, sevdiğim, evladım sağlıklı ve yanımdalar, sadece ruhum o kadar yorgun ve üzgün ki...şu müzmin hastalık her gün kemirirken babamı hep gerilere sararken buluyorum kendimi...bazen Ereköy'de oturduğumuz ilkokul zamanlarım geliyor gözümün önüne, o yıllarda anne babalar bizler gibi haftada bir onu bunu almazdı çocuklarına, mesela babam doğumgünlerimizde ve her yılbaşında mutlaka bir hediye alırdı bizlere, ilkokul üçüncü sınıftaydım heralde, bir yılbaşı akşamı bana aldığı Sindy bebeğin mutluluğu hala gözlerimi yaşartıyor. Mavi bluzlu, mavi beyaz çizgili şortu olan denizci bir Sindy bebek...
Yukarıdaki fotoğraf kaç yıldır gitmediğimi hatırlayamadığım ama her gidişimde beni lise ve üniversite yıllarıma götüren İstiklal'den. İstiklal'in en sevdiğim hali böyle karlı halidir. Hava buz gibidir, lapa lapa kar yağıyordur, ellerin yüzün donmuştur ama yanında ya sevgilin ya çok sevdiğin bir dostun vardır. Muhabbetin sıcaklığından üşüdüğünü bile farketmezsin. Yürürsün yürürsün girersin Aznavur'a veya Atlas'a, takılır gözüne enteresan bir yığın şey, birinden birini alır nasiplenirsin. Girersin sıcacık bir cafeye, sıcacık bir kahveyle ısıtırsın içini...
Otuzumdan sonra hayatın farklı yüzlerini görmeye başladım, hem anne olabilmek gibi mükemmel bir duyguyu yaşarken, hem de canını, sevdiğini kaybetme korkusuyla yüzleştim ve hala cebelleşiyorum...Dedim ya bu yüzden hep geriye sarıyorum bugünlerde...Binmişim bir vapura, iniyorum Karaköy'de, oradan Tünel'e ardından İstiklal'e çıkarken buluyorum kendimi. Dertlerimin dert olduğunu sandığım günlerde gezinip duruyorum...
not: fotoğraf internetten alıntıdır.

1 yorum:
hayat bazen öyle sınavlar koyuyor ki önümüze, hep çalışmadığımız yerlerden, bizim başımıza gelmez sandığımız konulardan çıkıyor sorular...
önemli olan güçlü olmak, çalıştığın yerlere inanmak ve umut etmek... güzel haberlerini bekliyoruz.. SEVGİLER
Yorum Gönder