31 Ekim 2012 Çarşamba

Yaşarken öğrenilenler...



Neredeyse iki üç hafta oldu. Aklıma geldikçe hala canım sıkılıyor...

Bir çocuk mağazasındayız, doğal olarak annelerinin yanında çocuklar var. Bizim kız çocuk görünce dayanamaz, hemen iletişim kurmaya çalışır, kendinden küçükse abla rolüne girer hemen, akranıysa veya kendinden büyükse "arkadaş olalım mı" der sesini yumuşatarak. Mağazada beş yaşlarında bir kız çocuğuda annesiyle beraber kıyafet bakıyor, Ege Bahar gülümseyerek yanına gitti ve arkadaş olalım mı dedi. Kız çocuğu öfke dolu bir sesle "git başımdan ya" diye bağırdı. Kızım bir anlam veremedi, bir bana bakıyor, bir çocuğa. Sesimi çıkarmadım, sadece izlemeye devam ettim, annesi tepkisiz bir şekilde (duyduğu halde) eteklere falan bakıyor. Gel kızım deyip Ege Bahar'ı yanıma çağırdım. Ege Bahar hakikaten bir anlam veremedi olaya, dilimin döndüğünce durumu anlatmaya çalıştım, belki tanımadığı insanlarla konuşmaktan hoşlanmıyordur gibi birşeyler söyledim. Baktım yine gidiyor yanına, oyuncağıda elinde, uzatıp birlikte oynayabiliriz diyor. Biraz ilerden izliyorum, çocuk "offf, git dedim sana, git başımdan" diye bağırdı yine. Annede tepki sıfır yine, çok bir şey beklemiyorum bence, sadece kibar bir şekilde bunu söylemesi gerektiğini falan belirtse ya da "bak o daha küçük,senin oynamak istemediğini anlamadı galiba" falan dese biraz içim rahatlayacak. Ama yok, anne hiç ilgilenmiyor bile, çocuğu benim kızıma nasıl bağırıyor anlatamam, sanırsın Ege Bahar birşey yaptı veya bir zarar verdi. Tutamadım kendimi, annesinin yapmadığını ben yapayım da öğrensin dedim. "Ege Bahar'ın yaşı senden küçük, seninle oynamak istiyor ama sen istemiyor olabilirsin tabii ki, fakat bunu kibar bir şekilde ona söylersen eminim anlayacaktır" dedim. Açık konuşayım çok yumuşak bir dille söylemedim bunu, üzüldüm çünkü...Annelik ve koruma içgüdüsü mü dersiniz bilemem ama çok üzüldüm. Kendi evladım bir başkasının çocuğuna bu şekilde davransa kati suretle müdahale ederim, yanlışını görebilmesi için doğru olanı göstermeye çalışırım.


Olay benim çocuğumla neden oynamıyor olayı değil tabii ki, çocuk da olsalar kendi duyguları, istekleri var, hoşlanmıyor olabilir ama duyguları makul bir şekilde ifade etmeyi öğretmek anne ve babalara düşer diye düşünüyorum.


Kızımın ikinci bağırışı yedikten sonra "ama ben onu sevmiştim" demesi gözlerimin önünden gitmiyor. Hayatta yavrularımıza öğretmemiz gereken ne çok şey var. Aslında bir yerden sonra ne yapsak boş, bazı duyguları yaşaya yaşaya öğrenecekler. Üzülecekler, anlam veremeyecekler...Böyle böyle büyüyecekler. Ne annelik içgüdüsü ne başka bir şey onları koruyamayacak...Sana böyle davranana sende aynı şekilde davran demek doğru gelmiyor bana ama yine itiraf edeyim bunu söylemek içimden geldi, ne mi yaptım yuttum, böyle bir şey söylemedim...

3 yorum:

S. dedi ki...

Bizimde başımıza böyle bir olay geldi. Babası da bende bir çocukla karşılaştığımızda Defne'ye "a bak kardeş var burada merhaba de" filan deriz hatta. Yine böyle bir olayda kadın eşimle Defne'ye ters ters baktı ve hiç onlara yaklaşılmamış gibi çocuğunu kolundan çekerek uzaklaştı yanımızdan. Bizde o gün çok üzülmüştük. Defne'de masum masum "anne kardeş gidiyo" diye arkalarından bakakalmıştı. Sanırım insan sevgisi olmayan kişiler kendileri gibi çocuklar yetiştiriyorlar maalesef.

Makeupbyfun dedi ki...

Yaa Ege Bahar geldi gözümün önüne, alışveriş yaparken Nisan'ı çocuk kendini de anne yapması, hele biz farketmeden mağazadaki kıyafetleri Nisan'ın arabasının altına doldurmaları :))) Kıyamam ben ona ama işte dediğin gibi Özlemcim bu hayatta ne kadar da korumaya çalışsak onları, kötüden koruyamayacağız çoğu zaman. Belki de kötüyü görünce iyinin kıymetini daha iyi biliyor insan deyip, avunucaz...

Süreyya dedi ki...

Maşallah hem ismine hem kızınıza bayıldım :) Çok tatlı :) Benim Rüya'mdan üç ay büyük..
Ne yazık ki karşılaşıyoruz böyle şeylerle,onlarla birlikte yeniden öğreniyor büyüyoruz biz de..İzninizle ben de katılıyorum aranıza :) Biz de bekleriz..sevgiler :)