Hastalıktan dolayı bir haftadır kreşe gitmiyor, iki gündür alıştırmaya çalışıyorum, neden kreşe gidiyor anlatıyorum, ısrarla gitmeyeceğim diyor, bir de "beni bılakma nütfen" diyor...anne bebeği o daha, ben öpüp koklamalara doyamazken, gün boyu kokusunu özlerken nasıl da dirayetli aslında, biliyor ki anne işe gidecek, tesellim şu; biliyor ki onu koşa koşa gelip alacağım...Aslında kreşe başladığı ilk hafta çok sorunsuzdu fakat buranın hergün gidilmek zorunda olunan bir yer olduğunu farkedince işler değişti. Sabahları kreşe gittiğimizde ilk önce biraz mızırdanıyor gitmeyeyim diye, elini bırakıp, arkamı dönüp bakmadan gitmek zorunda olmak içimi burkuyor, o "Özlemmmm, Özlem'e gidicemmmm" diye bağırdığında içimden geçenleri anlatmam mümkün değil...Bahçenin duvarına yaslanıp dolmuş gözlerle sesinin kesilmesini bekliyorum, bir kaç dakika sonra oyunlara dalıyor ve ses kesiliyor ama o ses bütün gün yankılanıyor içimde...
Her akşamüzeri öğretmenine aynı şeyleri soruyorum papağan misali, halbuki kadın elime günlük değerlendirme formunu veriyor, bu formda yemekler yendi mi, hangi faaliyetler yapıldı, uyudu mu vs. herşey yazıyor, ben yine de hergün soruyorum; yemeğini yedi mi? uyudu mu? keyfi nasıldı? hergün de aynı cevapları alıyorum; yemeğini yedi, uyudu, hiçbir problem yok, çok güzel vakit geçirdi diye...Kurum sahibinin bir lafı var, "arıza çocuklarda değil annelerde" diyor şakayla karışık:) Akşamüzeri çocuklarını almaya gelen veliler hemen çocuklarını alıp ayrılırken benim oradan ayrılmam rahat 10 dk. Hakikaten arıza bende galiba, bazen veli toplantılarında velilerin bir kısmına sinir olurdum, yalnızca onların çocuklarının öğretmeniymişim gibi anlamsızca aynı şeyleri söyler, uzatır da uzatırlar çünkü ama anne olduktan sonra yumuşadım ben, birçok konuda çok daha toleranslı oldum... Annelik babalık çok farklı birşey...
Bu gece yatırmadan önce yarın mikili okula gideceğiz anneciğim dediğimde "sende işe" dedi...yüreğim buruldu yine...
Annelik duygusu nasıl bir şeydir çözemedim tüm diğer anneler gibi...şu LTH hormonunun formülünü bilip bir karbon, üç hidrojen çıkarmayla bu yürek sıkıntısı geçer mi bilmem...LTH'sa bütün sorun baba olmak ister miydin deseler koca bir "Hayır" çıkar ağzımdan. Niye çalışıyorum peki, sadece kızıma iyi bir gelecek sağlamak mı? ona da hayır, hem kızım hem kendim için çalışıyorum aslında. Bu sıkıntılı günler hayatımızda birşeylerin değişmesi nedeniyle, nasıl doğum sonrası aldığım bir yıl ücretsiz izin bittiğinde ne yapacağımı bilemediysem ve nasıl daha sonra herşey yoluna girdiyse bir süre sonra bunlarda geçecek. Sıkıntım sabahları o minicik yüreğin içinden neler geçiyor acaba...Tesellim onu almaya gittiğimde yüzündeki koskocaman sevinç, sevincinden ellerini yüzüne kapatıp "annecimmmm" diye bana koşması...
Alışacağız...alışacak diyemiyorum, sadece onun değil benim de alışmam gerekiyor...Herşey bir dönem, bir süre sonra buna da alışacağız...