Okan Bayülgen'in Pınar Beyaz reklamındaki seslendirmesi geliyor aklıma, gülümsüyorum:)
Hani "Ben buldum, ben buldum!" diye sonlanan reklam.
Tam da o moddayım yani, "Ben yaptım, ben yaptım!" şeklinde dolaşıyorum. Ege Bahar için hazırladığım tütü gülümsetiyor beni. Nedeni 34 yıllık ömrü hayatımda iğne ipliği acaba kaç defa elime aldım, kaç defa bir ürün ortaya çıkardım diye düşününce ortaya çıkıyor.
İnsanın hiç bir şeyi yapamayacağına inanmıyorum da galiba ben pek elişleri ile uğraşmaktan haz etmiyorum, zaman konusunda da pek sabırlı değilim. Fakat söz konusu Ege Bahar olunca dün öğleden sonra başına oturduğum tütünün bitişi akşamı buldu.
Kaç zamandır tütü istiyor benim yavru. Belki bir aydır mağaza mağaza dolaştık, gördüklerimiz bir türlü içime sinmedi, üç beş parça tül kullanılarak yapılmış basit şeylerin fiyatlarını görünce önce internetten bu işi yapan kişilere sipariş vereyim diye düşündüm, el emeği tütülerin görüntüleri harikaydı ve fiyatlarını hakediyorlardı bence. Bir iki model arasında kalmışken kızımın giyeceği tütüyü ben hazırlayabilir miyim acaba diye düşündüm ve bir anda karar verdim.
Biraz internetten nasıl yapılacağı ile ilgili araştırma, biraz alış verişle tütü yapmaya hazırdım artık.
Biraz fazla kendime güvenmiş olmalıyım ki bir değil iki üç tütüye yetecek kadar kristal tül aldım, motivasyonumu Ege Bahar sağladı, bana verdiği sipariş benim için oldukça kabarıktı:)
Gökkuşağı tütü, kırmızı tütü ve fuşya tütü (onun deyimiyle parlak pembe) olmak üzere üç tütü istiyordu.
İşe başlamadan evvel kumaşları koltuğa yığdım, işin en zor kısmı ölçüye göre tülleri kesmek. Nerden baksan iki üç saatimi aldı, tabii acemilik var, sürekli yapanlar bütün işi muhtemelen 2 saatte başlayıp bitiriyorlardır diye düşünüyorum.
Ve işte sonuç:)
Mutlu yavru dolayısıyla onun mutluluğuyla yorgunluğunu unutan anne...
O ilk hevesini yaşayana kadar üzerinden çıkaramadım, üzerine kurdele ve pullarla süsleme yapacaktım ama bir süre ara vermek zorunda kaldım.
Defalarca poz verdi, dakikalarca döndü, dansetti:)
Verdiğim emeğe değdi yani...
İşim bittiğinde ortalık tam bir çıfıt çarşısıydı, her yerden iplik, kurdele, pul, boncuk, tül fırlıyordu desem yeridir. Tüllerin kullanmadığım kısımları da böyle bir yığın oluşturmuştu. Pek heveslendim ben böyle işlere, çalışırken pek mümkün görünmesede yaz tatilinde becerebilirsem eğer bu parçalardan tişörtleri üzerine çiçekler, güller falan işlemeyi düşünüyorum.
Bu da gökkuşağı tütümüzün son hali. Ege Bahar'ın üzerinden çıkarabilmeyi başardıktan sonra kurdelelerle, boncuklarla ve pullarla süslemesini tamamladım. Yapıştırma ile yapmayı tercih etmedim, düşerse çirkin görünür diye tek tek diktim.
Ege Bahar çok mutlu, tütüsünü doğumgünü için istiyordu ama yarın okullarında 23 Nisan partisi var ve pek sabredemeyecek sanırım. Okuldaki eğlencede giyinmek istiyor. Giysin, mutlu mutlu eğlensin. Annesi nasıl olsa kırmızısını ve parlak pembesini de yapacak ona:)










