Bu aralar okuduğum iki kitap "Benim annem %100 organik" ve "Gümüş Karası Deniz".
Benim annem %100 organik'in samimi dili çok hoşuma gitti, bitirmek üzereyim, Gümüş Karası Deniz'i ise şu an daha yorumlayamayacağım, daha başlardayım ama fena gitmiyor.
Okunacaklarda sıra bekleyenler, benim hevesle beklediklerim...
Anneciğimin hediyeleri...
Bu hafta bu güzellerle buluştuk,
"Günde Bir Elma" çok okumak istediklerim arasındaydı,
"Yaz" bu yaz en çok okunan kitaplarda başı çekecek heralde,
bizde eksik kalmayalım,
"Ölü Gömme Törenleri" gerçek bir yaşam öyküsü.
Kapaktan okuduğum kadarıyla biraz yürek sarsıcı türden bir kitap.
"Aile Çay Bahçesi" en son bitirdiğim kitap.
Kitap çok akıcı, zaten uzun da değil, bir çırpıda bitiriyorsunuz, aile içi ilişkilere, kardeşler arası ilişkilere dem vuruyor hem de oldukça sert bir şekilde. Diğer tarafında her zaman var olduğunu gösteriyor, tabii bunun nedenlerini, kişileri, karakterleri yorumlamak tamamen okuyucunun kendisine kalmış. Benim kitapta en net gördüğüm anne, babaanne veya babanın son eşi hep bu toplumun kadın karakterleri; davranışları, yaşayış şekilleri hiç yabancı gelmiyor yani.
Anne baba olabilmenin sadece çocuk sahibi olabilmek değil, çocuğunu anlayabilmek olduğunu, kardeşler arasındaki ilişkinin sağlıklı olabilmesi için anne ve babaların doğru, adaletli davranması gerektiğini de vurgulayan bir kitap.
Yekta Kopan'ı ilk defa okudum, dili oldukça sade ve akıcı, muhtemelen yeniden onun kalemini okumak isterim.
Kitabın sonu ise enteresan, okuyucuya bırakılmış,
hayal gücünüz nereye götürürse orada bitiyor.