22 Haziran 2013 Cumartesi

Atlarla tanışma...


Evimize taşınalı neredeyse 6 ay dolacak. Yarım sene az değil:)

Fakat insan yıllarca aynı semtte oturunca taşınalı altı ay geçse de daha yeni taşınmış gibi hissediyor kendini.

Zamanla eski semtimizin hareketli haline duyduğum özlem azaldı açıkçası. Bunda en büyük etken  işten çıkınca 6-7 dakikada evde olmak durumunun güzelliği olsa gerek. Anadolu yakasında oturup Anadolu yakasında çalıştığım halde günde yaklaşık iki saatimi yolda geçiriyordum. Şimdi eve gelişim 10 dakikayı bulursa trafik vardı diyorum:)

Neyse bir diğer etkense çevremizin doğallığı diye düşünüyorum. Mesela şimdi üst komşumunda tavsiyesiyle doğal keçi ve inek sütü alabileceğim bir aile buldum. Tatile bir gidip gelelim de düzenli olarak çiğ süt almayı düşünüyorum. Kaynatıp mis gibi ev yoğurdu mayalayacağım inşallah...

Bu bölgede bahardan beri ara ara gittiğimiz bir mekan var. Evimize 2 km. İsmi Çiftlik Restaurant, Marmara Eğitim Köyü'nün hemen yanında. Bahçesinde oğlak, tavşanlar, ördekler falan var. Bazen yemeğe bazen de çay kahve içmeye gidiyoruz. Ege Bahar bu mekanı çok seviyor, her yer çimen, üstelik içinde çocuk parkı da var. Aslında mekan kır düğünleri için tasarlanmış ve bu konsepte uygun geniş bir bölümü var. İnternet sitesinden okuduğum kadarıyla 20 dönümlük bir alan ve düğün için ayrılan alanın dışında restaurant ve cafe hizmeti veren genişçe bir bölümü var.

Mekan haftasonları açık büfe kahvaltı hizmeti veriyor, menüde ızgaralar, kebaplar gibi yiyecekleri tercih edebileceğiniz gibi eti ve mangalı buradan alıp bahçesinde ayrılmış aile alanlarında kendi keyfinize göre pişirebiliyorsunuz. Fiyatlar et-mangal olayında biraz pahalı geldi bana ama menü fiyatları normal seviyede.

Birde Pony Clup bölümü var ki Ege Bahar bayılıyor. Atların bulunduğu ve binicilik dersleri alanların ya da keyfiyeten ata bineceklere hizmet veren bir bölüm. Daha çok çocuklar tercih ediyor. Ege Bahar'da bir kaç seferdir ata binmek istiyordu, iki hafta önce kadar yine gittiğimizde hadi bakalım bir deneyelim dedik. Hakikaten seyis amcasının dediklerini olduğu gibi uyguladı, zira atın üzerinde duruş şekli falan önemliymiş. Biz şimdilik derslere başlayamıyoruz çünkü altı yaş gibi başlamak uygunmuş ama atları sevmesi ve alışması için seyis amcasının da önerisiyle ayda bir iki kez onbeş yirmi dakika gibi götürmeye karar verdik.

İşte fotoğraflarla bu mekanda geçirdiğimiz bir gün...



Resimdeki tavşanı bulunuz:) vallahi çok hızlı...














Oğlak besliyorlar...
Aslında Ege Bahar kendisi besliyordu ama oğlak zıplarken küçük boynuzları bizim kıza gelince önce bir kıyameti kopardı sonra babası bu şekilde tekrar alışmasını sağladı.






Dalından kirazlar...


Arakçı tilki:)





Ata binen bir kız çocuğunu izliyor...





Bizim yavru ilk kez ata binecek, hazırlık yapılıyor.













20 dakikalık turu başarıyla tamamladı.
İnerken de atının başını sevgiyle okşadı...











Şehir içinde kalabalık mekanlara alternatif, doğal bir ortam. Haftasonları kalabalık oluyormuş, biz rahat edelim diye hep hafta içi gidiyoruz, tavsiye ederiz...

21 Haziran 2013 Cuma

saç örgüsü...


Okuldaki doğumgünü kutlamasının ardından eve gelince bizim kız uzanıverdi koltuğa...

Bu kareleri okuldan eve gelince çektim. Saçının örgüsü biraz bozulmuş olsa da görüntüleyeyim istedim zira böyle konularda pek yeteneksizim. Öğretmeni kutlamadan önce güzelce örmüş saçlarını. Vallahi akşam yatarken çözmeye kıyamadım desem yeridir.








Önden bakınca saçındaki örgü pek belli olmuyor
ama...


arkası böyle işte...









Elbette düz örgüyü bende örerim ama bu biraz daha detaylı geldi bana.
Bilene çok abartmışım gibi gelebilir ama ben yapamadığımdan burada kalsın istedim:)

20 Haziran 2013 Perşembe

Ege Bahar 4 yaşında...vol.2


Nasıl heyecanla bekledi okuldaki doğumgünü kutlamasını...

Günleri saydı diyebilirim...

Bize haber bile vermeden doğumgünü için animasyon ekibi bile ayarlamış, gelecek karakterin ne olacağına karar vermiş de arkadaşlarına bile söylemiş...En son biz öğrenmiş olduk diyebilirim:)

Hastalık nedeniyle okulda da geç kutladık doğumgününü, bu nedenle kendisinden birkaç gün önce doğumgünü kutlanan arkadaşı için "ama ben ondan önce doğmuştum" diye serzenişte de bulundu.


Tütüsünü ben hazırladım yine...
Çok istemişti ama kutlamanın ilerleyen dakikalarında elbisesini giyinmek istemiş...

Gelen animatör abla Rapunzel oluyor...
Bizim ki öyle istemiş, hatta Pamuk Prenses olmasın diye özellikle belirtmiş ama ellerinde bu siyah saçlı abla kalmış galiba:) Sahi Rapunzel uzun sapsarı saçları olan masal kahramanı değil miydi:) Neyse heralde Rapunzel abla öyle güzel eğlendirmiş ki çocukları Ege Bahar siyah saçlı Rapunzel ablayı çok sevmiş...








Pastasını da katalogdan kendisi seçti. Prenses Şatosuymuş...























Bunlarda Ege Bahar'ın arkadaşları için hazırladığım Hello Kitty kurabiyeler...





Bir yaşını daha böyle mutlu mutlu karşıladın güzel yavrum...

Darısı gelecek yaşlarına inşallah bal kızım....

19 Haziran 2013 Çarşamba

Ege Bahar 4 yaşında...vol.1


Haziran neredeyse bitti bitecek...

Yaklaşık bir aydır taslakta bekleyen yazıları yayınlayayım dedim...

İlk post hastalık nedeniyle normal tarihinden ancak iki hafta sonra 26 Mayıs'da kutlayabildiğimiz Ege Bahar'ımızın 4. doğumgünü kutlaması.

Aslında Ege Bahar'ın doğumgünü nedeniyle çok sevdiğimiz dostlarımızdan bazıları da bizimle beraberdi fakat kendimizden başka kimsenin fotoğrafını çekmemişiz:( Hakikaten nasıl unutmuşuz anlayamadım ki anı olarak elimizde yalnızca fotoğraflar kaldığından çok önem veririm. Artık başka seferlere inşallah...

İşte Ege Bahar'ımızın evdeki 4 yaş kutlamasından kareler...










Hayatta en sevdiği iki erkek:)

Babası ve dayısı...
 




















Annesinin kuzusu...




Babasının güzeli...






O mumlar kaç defa yandı, kaç defa söndü acaba:)

Hep böyle enerji dolu, heyecan dolu güzel günlerin, anıların olsun hayatında güzel kızım...

Nice nice yıllara, birlikte, sevgiyle...

Seni çok seviyoruz...

4 Haziran 2013 Salı

...

Ülkem bu haldeyken günlerdir taslakta bekleyen kızımın doğumgünü postunu yayınlayamam...

4 yaşında daha ama izlenilen haberlerden, akşam yanıp sönen ışıklardan, tencere tavalardan normal dışı bir durum olduğunun farkında...

Akşamları tencere tava seslerini duyduğunda "düğün mü var anne" diyor...

Orada değildim ama çapulcu bir annesi var...Hoş daha çapulcunun anlamını bilmiyor...

İsyanımdan gözyaşlarım akıyor, görmek duymak istemiyorum...

Ülkem ne halde...

Gezi Parkı...

Teyzemin elimden tutup götürdüğü, çay bahçesinde boğazı izleyerek onun çayını benim meyve suyumu yudumladığım anılarımın olduğu park...

Gezi Parkı...

Halkın uyanışının sembolü olacak park...