11 Mayıs 2008 Pazar

ANNELER GÜNÜ VE ANNE OLMAK....

ANNEM ÖYLE ÇOK SEVER Kİ ÇİÇEKLERİ... BU GÜZEL NERGİSLER ANNEM İÇİN...NERGİS GÖRÜNCE HEP ÇOCUKLUĞUMDAN KALMA BİR GÖRÜNTÜ BELİRİR GÖZLERİMDE...BAHÇEMİZDEN NERGİS TOPLAYAN ANNEM...

ANNECİĞİM BUGÜNLERE GELMEMİ SAĞLADIĞIN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM...SENİ ÇOK SEVİYORUM...ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN CANIM ANNEM...


İŞTE ANNE OLMAK BÖYLE BİRŞEY...



İnşallah Allah bana da nasip eder bu yüce duyguyu...

Bütün annelerin anneler gününü sevgiyle kutluyorum...

not: fotoğraflar internetten alıntıdır.

10 Mayıs 2008 Cumartesi

BİTANECİĞİMİN DOĞUMGÜNÜ...





Yazamadım yine...halbuki geçen Cumartesi bitanecik eşimin doğumgünüydü. Biz başbaşa kutladık tabiki ama yazamadım işte bloğuma,bir türlü fırsat bulamadım haftaiçi.

Çikolatalı-frambuazlı güzel bir pasta yaptım eşime, günler önce hediyesini aldım ama dayanamadım herzamanki gibi ve yine günler öncesinde verdim hediyesini:)))
Doğumgününde çok kez söyledim ama buradan bir kere daha söylemek istiyorum;

Balböcüğüm, sen benim bitaneciğimsin...Allah sağlıklı, huzurlu bir ömür versin sana...Nice doğumgünlerinde kalp kalbe birlikte olmak dileğiyle...İyi ki doğdun Ege'lim...SENİ KALBİM DOLUSU SEVİYORUM!!!

2 Mayıs 2008 Cuma

BU HAFTA NE ÇABUK GEÇTİ...










Gerçekten anlamadığım bir hızla geçiyor günler. Yukarıdaki görüntülerin hepsi taaaaaa geçen hafta sonundan. İşe bak, yeni bir haftasonu geldi, ben geçen haftasonumuzu daha yeni yazabiliyorum:))) Günler çok hızlı geçiyor derken bu yorulmuyorum anlamına gelmiyor, hem anlamadığım bir hızla geçiyor, hem de yoruluyorum:)))) Olay aynen şöyle gerçekleşiyor; Uyanıyorum, hazırlanıp işe gidiyorum, okuldan çıkıp eve geliyorum, biraz mutfakta oyalanıyorum, yatıyorum ve tekrar uyanıyorum.................... Hep aynı rutin işler ve ben artık tatil istiyorum!!!!!!!!!!!!!!!!
Geçtiğimiz hafta sonu Pazar günü anneannem, dedem ve teyzemler kahvaltıda bizdeydiler. Güzel bir kahvaltıdan sonra, akşamüzeri tatlılarımızı afiyetle yiyip, çayımızı da içtikten sonra, hava biraz esintili olsa da Fenerbahçe Parkı'na gidip, biraz bahar havası aldık. At kestanesi ağaçları güzelim çiçeklerini açmışlardı, erguvanlar onlarla yarış halindeydi. Dalından tazecik erikleri topladım, afiyetle yedim. Gelincik çiçekleri harika görünüyorlardı. Leylaklar da mis kokularını etrafa yayıyorlardı. Yani manzara huzur dolu bir bahardı. Tüm görüntüler güzel geçen Pazar günümüzden bize kalan hatıralar...

24 Nisan 2008 Perşembe

ÜZÜMLÜ VE KAKAOLU-FINDIKLI MUFFİNLER....





Dün 23 Nisan nedeniyle okullarımız tatildi. Küçük kardeşim ve annem tatili fırsat bilip Salı akşamından bize geldiler. Nasılsa Çarşamba ve Perşembe ilköğretim okullarına tatil ya, bir gün de biz ekleriz haftasonuyla birleşir diye düşünmüşler:)))
Bende hazır kardeşim gelmişken, bir de silikon muffin kalıplarımı yeni almışken hemen muffin yapayım dedim:))) Google'dan muffin tarifi arattım ve en çok Pastacı Burcu'nun tarifi hoşuma gitti. Zaten ellerine, emeğine sağlık, yaptıklarına baktıkça içim açılıyor...
Tarifi hiç değiştirmedim,aynen uyguladım. Sadece kakaolu olanlara damla çikolata yerine bolca iri fındık parçaları koydum. Muffinler fırındayken mutfak mis gibi kokuyordu. Akşam tv izlerken keyifle yedik. Ben ve annem kakaoluları, eşim üzümlüleri, Oğuz Berk'im herikisini de çok beğendi. Daha önce de muffin denemelerim oldu ama bundan sonra favori tarifim budur...
Bu arada daha önce hiç silikon kalıp kullanmamıştım. Ne rahat birşeymiş de haberim yokmuş. Yağlama ve yapışma derdi yok. Kekiniz pişince kolayca çıkıyor kalıptan. Aslına bakarsanız bu kalıpları alırken, sağlık açısından bir sakıncaları var mı diye hiç araştıramadım. Ufak bir araştırmaya girip, bir tehlike söz konusu değilse kolaylıklarından ötürü, eşimden köşe bucak saklayarak, şekil şekil, renk renk birsürü almak istiyorum:))))
Tarifimize gelince;
Malzemeler:
2 yumurta
4 kahve fincanı şeker
2 kahve fincanı yağ
2 kahve fincanı yoğurt
6 kahve fincanı un
1 pkt. kabartma tozu
1 çay kaşığı tarçın
1 su bardağı kuru üzüm yada 3 çorba kaşığı kakao ve 1 su bardağı iri fındık parçaları
Yapılışı:
Yumurtalar 5 dk. köpük haline gelene kadar mikserle çırpılır. şeker eklenip 1-2 dk. daha çırpılır. üzüm ve kakao-fındık hariç diğer malzemeler eklenip, karıştırılır. ben bu aşamada muffin hamurunu iki eşit parçaya ayırdım. Yarısına daha önceden ılık suda 10-15 dk. bekletip süzdüğüm üzümleri, diğer yarısına da 3 tatlı kaşığı kakao ve fındıkları ekledim. Malzemelerde de yazdığım gibi eğer tüm hamurdan tek tip kakaolu olarak yapacaksanız, kakao miktarı 3 çorba kaşığı olacaktır. Karışımı muffin kalıplarına bir parmak boşluk kalacak şekilde dağıttım ve daha önceden ısıttığım fırında 175 derecede 30 dk. pişirdim. Kullandığınız fırına göre bu süre değişebilir. Muffinlerinize kürdan batırdığınızda temiz çıkıyorsa artık tamamdır, oturun afiyetle yiyin:)))
Tekrar Pastacı Burcu hanıma tarifi için teşekkür ediyorum...

23 Nisan 2008 Çarşamba

23 NİSAN


Ulusal Egemenliğin kıymetini bilen ve çocuk sevgisini yüreğinde taşıyan herkesin 23 NİSAN Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kalpten kutluyorum...

Nice 23 Nisan'lara erişmek dileğiyle....

not: fotoğraf http://www.meb.gov.tr/ adresinden alınmıştır.

14 Nisan 2008 Pazartesi

ERGUVANLAR...




Cumartesi günü bikaç günlüğüne Fethiye'den İstanbul'a gelen canım kankamla buluştuk. Eşim de bizi Boğaz'a erguvanlara götürdü:) Beylerbeyi'nden Kanlıca'ya kadar gittik. Her yıl baharda erguvanları kaçırmamaya çalıştığımızı daha önce de belirtmiştim. Öyle güzeldi ki; boğazın yemyeşil güzel tepelerine baharı getirmiş erguvanlar o tatlı renkleriyle..En sevdiğim renk erguvanların rengi...Yazılarımdan da belli oluyor sanırım:))



11 Nisan 2008 Cuma

ÖĞRETMEN OLMAK.........


Bazen verdiğim emeklerden sonra, çok güzel geridönüşler alıp, gözlerimi yaşartacak kadar mutlu olduğum anlar yaşıyorum tercih ettiğim meslekten dolayı. Bazen de öyle umutsuzluğa kapılıyorum bazı öğrencilerimin davranışlarından dolayı; Bu insanlar çocuk yetiştirecek ilerde ama nasıl...diye sormadan edemiyorum. Hatalar insanlar için ama sürekli tekrar ediliyorsa karakteri açığa çıkarıyor. Okul tabi ki eğitim ve öğretim yuvası, fakat ne olursa olsun eğitim aile de başlıyor, çocuk yetiştirirken anne ve babanın tavır ve davranışları o kadar önemli ki, küçücük dediğiniz çocuk sünger gibi çekiyor herşeyi içine. Yıllar içinde gördükleri davranışa dönüşüyor...Bence yaşamımızdaki en önemli noktalardan biri, nerede nasıl konuşacağımızı bilmek...bilmeyince karakterimiz aynadan yansıyor çevremizdekilere...
Not: Resim internetten alıntıdır.