Ne güzel iki gündü...
Yarıyıl tatili boyunca dinlenemedim ben. İlk hafta kuzenimin düğün telaşı ve Ege Bahar'ın kulak iltihabı, iğneleri derken tatili anlayamadım, ikinci hafta İstanbul'da kardan dolayı millet evinden çıkmazken ben sabah kargalar uyanmamışken yollardaydım beş gün boyunca, sabahtan akşamüzerine kadar eğitimin kalitesini ne kadar arttıracağını bilemediğim bir eğitimdeydim. Üstelik buz gibi sınıflarda içim titreyerek. Bu sebepten hafta sonu ağzım burnum aksada, boğazım pek fena ağrısada havayı görünce içime bahar sevinci doldu. Cumartesi sabah direksiyon dersinden sonra baharda değişmeyen mekanlarımızdan olan Moda'ya gittik. Hakikaten bahar tadında bir gündü...
Pazar günü sarı şekerimle kızkıza takıldık:) Babası mesaide olunca ikimiz günü değerlendirdik. Nereye gidelim diye sorduğumda "ev'li kipatçı" ya dedi. İyicüceler'in içindeki ağaçtan evi pek seviyor bizimki. Ortalama ayda iki kere gidiyoruz. Hem eğleniyor, hem puzzle yapıyor, hem özgürce kitapları inceliyor. Okuma etkinliklerini de pek kaçırmamaya çalışıyoruz.
Kitapçımızdan sonra başbaşa yemek yedik balkızımla. Yarın benim için ikinci dönemin zili çalacak, babasınında yıllık izinde olmasından dolayı üç haftadır kreşe ara veren Ege Bahar'da okuluna başlayacak. Haydi bakalım hayırlısı...
1 yorum:
sarı kız öperim seni :)
Yorum Gönder