29 Haziran 2012 Cuma

Anadolu Kavağı-Anadolu Feneri-Poyrazköy


Geçen hafta içi yine yıllardır vazgeçemediğimiz İstanbul güzelliklerinden biri olan Anadolu Kavağı'nda aldık soluğu. Hafta sonu inanılmaz kalabalık olan Anadolu Kavağı hafta içi huzur vaadediyor bence. Bu balıkçı kasabasında kendimi sanki Kuzey Ege'de bir yerlerde hissediyorum. Uğrak mekanımızsa hep aynı. Servisde hizmette yıllardır hiç bozulmadı, dolayısıyla biz de hiç vazgeçmiyoruz. 


Balıkları izliyoruz...








Allah ellerinizi hiç ayırmasın tatlılarım...








Anadolu Kavağı'na gelip de dondurma veya waffle yemeden dönülmez. Hakikaten dondurmaları enfes...


Bu arada Ege Bahar ilk defa oje sürdü, yani sürdürdü:) Çok heveslendi bende kırmak istemedim.

Anadolu Kavağı'ndan sonra Anadolu Feneri'ne yol aldık. Anadolu Feneri daha sakin bir balıkçı köyü ve kıyıya iniş biraz zorlu. Biz hep fener seviyesinden izliyoruz manzarayı.


Bu fotoğraf Anadolu Feneri'nde fenerin hemen altındaki caminin balkonunda. Manzara tek kelimeyle mükemmel...


Anadolu Feneri'nden Poyrazköy'e geçtik. Poyrazköy'de cıvıl cıvıl bir balıkçı köyü. Oldukça uzun bir plajı var. Denizin temizliği konusunda çok olumlu düşünmüyorum açıkçası ama hafta içi bile plajı bir hayli kalabalık oluyor. Ege Bahar kumsalı görünce terliklerini çıkarıp koşturmaya başladı. Ne kadar "kızım biz denize gelmedik " desem de dizlerine kadar girdi sulara.


Öğlen Anadolu Kavağı ile başladığımız gezimiz Poyrazköy'de sonlandığında saat neredeyse akşam on olmuştu. Dönüşte Poyrazköy'e inen tepeden güneşin batışını izlerken gayet salaş bir mekanda Karadenizli bir teyzenin yaptığı kuymakla ve adını hatırlayamadığım bir Karadeniz lezzetiyle odun ateşinde hazırlanmış mis gibi çayımızı içiyorduk. Ege Bahar'da anne ve babası gibi, saatlerce gezsek de maşallah hiç sorun çıkarmıyor. Bu güzel gün ailecek geçirdiğimiz çok keyifli bir anı oldu.

Hiç yorum yok: