13 Ağustos 2013 Salı

Bu yaz günler böyle geçiyor...

Bu yaz günler böyle geçiyor başlığının üçüncü yazısı...

Fotoğraflar yine geçen haftadan...
İyi oluyor böyle, hafta özeti gibi birşey...



Rakamlara ve harflere takmış vaziyette bir Ege Bahar...

Israrla okumayı öğrenmek istiyor...



Kendi kitapları, broşür, dergi hiç farketmiyor; alıyor eline, peşimi bırakmıyor, "oku anne, harleri göster" diye dönüp duruyor ardımda...


Kimyacı mı olacak ne?

Benim lise ve üniversite yıllarımda en sevdiğim derslerdendi kimya. Öncelik tabii ki kendi alanım olan biyolojide ama ikinci bir alan seçme şansım olsaydı kimya olurdu heralde. Zaten yüksek lisans alanımda su kimyası üzerineydi.

Armut dibine düşermiş diyeceğim ama 4 yaşında bir armut bu daha:)
Tabii ki şaka yapıyorum ama belirtmeliyim ki karışım hazırlamaya bayılıyor, ev veya dışarısı farketmiyor;





Bir bardak, biraz tuz, şeker, azıcık da su, süt veya yağ gibi bir sıvı bulursa, kaşla göz arasında karıştırıveriyor. Arada kokluyor da:)

 


Buyrun, kimyagerimizin elinden böcek ilacı:)
"Aman ha!" diyorum, "Sakın tatma, laboratuvarda yapılanlar tadılmaz!", öğrensin şimdiden:)



Zamane çocuklarının çoğu gibi pek sosyal, utanma, çekinme yok; tanışmak istiyorsa gidip tanışıyor, muhabbet kuruyor, sohbet ediyor. 

Misal geçen hafta bir çay bahçesindeyiz, yaşına göre kimse yoktu, karşı masadaki ablayı gördü, gitti tanıştı, sohbet etti, laptopda oyun oynadılar vs vs...



Bu tatlı bayanlarla da Büyükada'ya gittiğimiz gün tanıştı, 10-15 dk. sohbet ettiler,


Ne dediyse artık ablaları çok güldürdü...


Pazar günü bu güzel pastanın sahibi tatlı bir kızçenin 1 yaş doğumgünü partisindeydik.

Onu da ayrıca yazacağım...

Hiç yorum yok: