Yılın ilk karı geldi de gitti bile...
Çarşamba sabahı evimizde hasta kuzucuğumla penceremizden siteye doğru bu manzaraya baktık birlikte. Kar diye delirdiği halde, özlemle beklediği halde keyfini çıkaramadı, yuvarlanamadı üzerinde. Hasta olduğu için çıkamayacağını kaç defa anlattım bilemiyorum...
Evden beyaza bürünmüş şehri izlemek keyifli tabii ki...hele ki sıcacık bir fincan kahvende eşlik ediyorsa sana ohhh ne ala...
Fakat fotoğrafa dikkat ederseniz yokuşu çıkamayan bir otobüs, kayan bir servis arabası ve bir otobüs hemen göze çarpacaktır. İstanbul'un yüksek kesimleri malum denize kıyısı olan semtlerle bir değil. Pencereden bu manzaraya bakarken daha kaç tane kayan otomobil gördüm kimbilir...İki de kaza...Hakikaten toplu taşıma böyle durumlarda en iyisi, hiç risk almamak lazım...
Biz hastalıklardan ilk karın tadını çıkaramadık maalesef...Çocuklar için çok önemli, çok heyecanlanıyorlar. Şu yaşımda kardan hiç hazetmesemde çocukken bende bayılırdım.
Pencereden doya doya bütün gün seyrettik, daha kış uzun kızım yine yağar deyip ikna ettik, ama bu yıl için artık karla kavuşmamız kısmete kaldı tabii ki:)