Cuma günü karne alınır ve karne çocuğuna sorulur;
"Ne yapmak istersin, nereye gidelim Ege Bahar?"
"Adaya gidelim, geçen yazdan beri gitmiyoruz."
Eee hadi o zaman deyip yola çıkılır...
Vapurda en çok kıç tarafını severim:)
Hava mis, deniz mis, biz mis:)
Ahhh bir sohbet, bir sohbet...
O anlattı, ben anlattım,
adalardan ada seçti, bu günkü yarışı Büyükada kazandı:)
İyi de oldu,
Büyükada'ya hafta içi gidilir, yoksa perişan olursun kalabalıkta. Karar verdik adalar bu yaz tek tek gezilecek,
bakalım yılın adası hangisi olacak:)
Bir dondurmanın yüzünde yarattığı mutluluk ne kadar saf...
"Baba ne olur bisikletimi de adaya götürelim..." dedi,
olur mu, olmaz mı derken baktık yanımıza almışız zaten:)
Çok da rahat ettik valla, tepesinden hiç inmedi desem yeridir,
yokuşlarda görüntü böyle olsa da genelde bizde rahat rahat yürüdük.
Evet Büyükada o güzelim evleriyle, köşkleriyle de meşhur,
ama ben böyle hafif boyası dökülmüş,
hatta
böyle eski, boyasız evlerden de etkileniyorum...
Kim bilir ne yaşanmışlıklar var içlerinde...
Kendi bi lokma ama lokmaları nasıl yutuyor anlatamam:)
Canlarım, bitaneciklerim...
Deniz kokulu, Ege kokulu güzel kızım...
Bu yaz herşey çok güzel olsun tamam mı:)