Ortaköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ortaköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2014 Perşembe

Boğazda bir günden...


İki hafta kadar önce öğlen evden çıkıp İstanbul Boğazı Avrupa yakasını bir uçtan diğer uca bitirdik.
Ne iyi geldi bize...



Ege Bahar Ortaköy'de...





Mis gibi boğaz havasında Ortaköy Meydanı'nda gönlünce koşturdu.


(görsel alıntıdır)

Ortaköy'e gelmişken 1853'te Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan, yaklaşık 3 senedir tadilatta olan ve Haziran 2014'de yeniden ibadete açılan Ortaköy Camii'sini, asıl adıyla Büyük Mecidiye Camii'sini gezdik.

 Hakikaten boğaza bakan o geniş pencerelerden içeri süzülen gün ışığı camii içerisini daha da güzelleştiriyor.




Ortaköy Camii








Ege Bahar camide çok keyif aldı. Uzun süre dışarı çıkmak istemedi. "Anne ben ilk defa camiye geldim, değil mi?" deyip durdu.

Aslında daha önce de Sultanahmet Camii'sine gitmişti ama yaşı o zaman iki buçuk olduğundan hatırlayamadı heralde.




Ortaköy'den sonra sahil şeridinde ilerlerken Emirgan'da her zaman için değişmez mekanımız olan Emirgan Sütiş'e uğradık.




Dondurma isteyen Ege Bahar bu dondurma neden külahta değil diye mızmızlanınca, getirilen külah imdadımıza yetişti, bizim kız da kendi işini kendi gördü:)












ohhh, afiyet olsun kuzuya:)





Sahilden sahilden giderken en sonunda Rumeli Kavağına vardık.

Rumeli Kavağı'nda sahildeki parktan baktığınızda Avrupa Yakası'nda Garipçe, Anadolu Yakası'nda Poyrazköy arasında yapılacak olan üçüncü köprünün inşaası maalesef hemen göze çarpıyor.



~Rumeli Feneri~

Haydi artık Rumeli Kavağı'na kadar da gelmişken Avrupa Yakası'nda boğazda son nokta olan Rumeli Feneri'ni de görelim deyip devam ettik.

Rumeli Kavağı'ndan ayrıldıktan sonra uzun süre (ki yaklaşık 10 km kadar) yemyeşil ormanlarından içinden geçen bir yol sizi Rumeli Feneri'ne bağlıyor ve yine maalesef bu orman yollarından geçerken sanki jiletle alınmış gibi üçüncü köprü inşaası için yok edilen orman arazisini görünce üzülmeden, hayıflanmadan edemiyorsunuz.




(görsel alıntıdır)

Yukarıdaki görselde  Avrupa Yakası'nda İstanbul Boğazı'nın son noktası olan Rumeli Feneri Kalesi yer alıyor.
 (Bu kale Ceneviz Kalesi olarak da biliniyor)

Tabii fotoğraf gökyüzünden çekilmiş ve şahane görünüyor fakat belirtmeliyim ki bu kadar bakımsız, bu kadar kirli (ki kalenin dışı, içi, içeri girmek için geçtiğiniz tüneller çöplük yığını halinde) bir tarihi mekanla ilk defa karşılaşıyorum.

 Kale IV. Murad zamanında çok aktif olarak kullanılmış tarihi bir yapı. İnanılır gibi değil hakikaten, başka bir ülkede olsa korumak için gözleri gibi bakarlar ama bizde maalesef hiç bir şeyin değeri bilinmediği gibi tarihinde değeri bilinmiyor. O kadar üzüldüm ki, ben elimden geldiğince şikayetimi yetkili mercilere ileteceğim.



Boğaz bitti artık, ardımız Karadeniz:)



Bu da anne-kız anısı...
Ardımızda deli Karadeniz, başımızda deli rüzgarlar:)