Temmuz bitti gitti, Ağustos'un ilk günlerindeyiz.
Temmuz çok güzel geçti Allah'a şükür;
evde dinlendik, İstanbul'un bol bol tadını çıkardık, kendimizi parklara bahçelere attık.
Ailecek güzel bir Ramazan Bayramı geçirdik, büyüklerimizi, sevdiklerimizi gördük, gezdik, mutlu olduk...
Ruhumuzu, bedenimizi önce bir evde dinlendirip, sonra tatil olsun dedik.
Fotoğraflar hemen bayram öncesinde canım arkadaşım Diloş'umun yavrularıyla Özgürlük Parkı'nda önce piknik yapıp, ardından kendimizi eğlenmeye vurduğumuz bir günden...
Tesadüf eseri yakalanmış bir poz, bu kızı yoga'ya göndereceğim:)
Doya doya top oynadı, ağaç dallarının arası doğal bir pota oldu...
Aras ve Ege Bahar...
Bu da Nil tatlısı:),
Ege Bahar ve Nil...
Tam donanımlıydık; toplarımız, bisikletlerimiz, freezbelerimiz bizimleydi.
Parkda bir de arkadaş edindiler,
freezbe oynamaya doyamadılar.
Bizim bu yaz favorimiz freezbe oynamak.
Evde, parkta, havuzda hep yanımızdalar.
Ayakları kapkara olana kadar oynadı arkadaşlarıyla,
akşam eve zor götürdüm desem yeridir:)
Daha kaç senemiz var ki böyle doya doya oynayacağımız...
Büyüyor...
Hem mutluyum, çok şükür Rabbime yaşattıkları için,
hem zaman geri gelmeyecek şekilde akıp gidiyor, tutulmuyor, hüzünleniyorum...
Gerçek şu ki;
sohbetine, bu yaşına, bu hallerine hiç doyamıyorum...