park-bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
park-bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2014 Pazar

Park-bahçe, oyun,eğlence...


Temmuz bitti gitti, Ağustos'un ilk günlerindeyiz.
Temmuz çok güzel geçti Allah'a şükür;
 evde dinlendik, İstanbul'un bol bol tadını çıkardık, kendimizi parklara bahçelere attık.

Ailecek güzel bir Ramazan Bayramı geçirdik, büyüklerimizi, sevdiklerimizi gördük, gezdik, mutlu olduk...

Ruhumuzu, bedenimizi önce bir evde dinlendirip, sonra tatil olsun dedik.

Fotoğraflar hemen bayram öncesinde canım arkadaşım Diloş'umun yavrularıyla Özgürlük Parkı'nda önce piknik yapıp, ardından kendimizi eğlenmeye vurduğumuz bir günden...




Tesadüf eseri yakalanmış bir poz, bu kızı yoga'ya göndereceğim:)





Doya doya top oynadı, ağaç dallarının arası doğal bir pota oldu...





Aras ve Ege Bahar...





Bu da Nil tatlısı:),





Ege Bahar ve Nil...



















Tam donanımlıydık; toplarımız, bisikletlerimiz, freezbelerimiz bizimleydi.

 Parkda bir de arkadaş edindiler,
 freezbe oynamaya doyamadılar.

Bizim bu yaz favorimiz freezbe oynamak.

Evde, parkta, havuzda hep yanımızdalar.






























Ayakları kapkara olana kadar oynadı arkadaşlarıyla,
 akşam eve zor götürdüm desem yeridir:)





Daha kaç senemiz var ki böyle doya doya oynayacağımız...

Büyüyor...

Hem mutluyum, çok şükür Rabbime yaşattıkları için,
hem zaman geri gelmeyecek şekilde akıp gidiyor, tutulmuyor, hüzünleniyorum...

Gerçek şu ki;
sohbetine, bu yaşına, bu hallerine hiç doyamıyorum...

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Tatil günleri...




Bir hayli olmuş yazmayalı...

Okullar kapanalı 3 hafta olmuş olabilir ama bizler karneden sonra onbeş gün daha mesaiye devam ettiğimiz için tam bir haftadır tatilim. Okul bitmeden hemen tası tarağı toplayıp gideceğim desemde bu bir haftayı evde geçirmek çok iyi geldi. Evden burnumu çıkarasım yok. Neyse iki ay tatiliz, canımız ne zaman isterse uçarız bir yerlere. Tabii benim evden burnumu çıkarasım yok ama yavruları evde tutmak bir hayli zor. Genellikle akşam üzerleri sitenin havuzundayız, eğer canımız park bahçe istiyorsa onu da eksik bırakmıyoruz, çimene, yeşile, hoplamaya, zıplamaya akıyoruz...
İlk haftayı böyle bitirirken  park bahçe fotoğraflarıyla süslenmiş bir post olsun bu da...





 



 



Çocuk olmak...
Ne güzel şey...
Ağzın kulaklarında, coşkuyla gülebilmek...

ve tabii ki bu duyguları bir ömür yaşayabilmek için
çocuk ruhlu kalabilmek de çok güzel şey...

 




 


 
Çocuk olmak...
tanımadan, ön yargısız, etiketlemeden, hiç konuşmadan
hep birlikte coşkuyla gülebilmek, eğlenebilmek...




 


 
Büyümek...




Maalesef bazen etiketlenmek, bazen etiketlemek...
Yüzüne gülenin ardından söylediklerini duyduğunda inanamamak, politik kişiliklere bakakalmak, 
ama artık çocuk olamamak...





Çocuklarla mutlu olmak,
akıp giden zamanın farkına varamasan da büyümelerine şahit olmak...



 
İkinci dönemin sonuna doğru yaşadığım bir takım sağlık problemlerinden sonra evde geçirebildiğim şu tatil günleri için Allah'a şükürler olsun...
Sağlık en büyük şükür sebebi, gerisi boş.
Yavrum yanımda, sevdiklerim yanımda,
bazen insanlara çok sert gelebiliyor ama üzenleri, kıranları tek tek çıkarıyorum hayatımdan.
Çünkü sağlıklı olabilmenin en kolay formülü mutlu olmak...


 



Böyle böyle işte...
Bu sarı kızla tüm gün birlikte olmanın tadını çıkarıyorum bu aralar:)

Bazen karşılıklı olarak birbirimizi anlayamadığımızı düşünsek de:)
akşam uyku vakti geldiğinde,
 karanlık odasında birbirimizi ne kadar sevdiğimizi fısıldıyoruz:)

 


22 Ağustos 2013 Perşembe

Yaz bitmeden...





Yaz tatilinin bitmesine az kaldı ya, kalan günler iyice kıymetlendi...
2 Eylül'de iş başı yapıyorum, 9 Eylül'de Ege Bahar okuluna başlıyor, 16 Eylül'de öğrencilerimle buluşuyorum...

Bu kadar az özgür günümüz kalmışken kışın çok özleyeceğimiz günleri dolu dolu yaşamaya çalışıyoruz. Arkadaşlar tekrar tekrar ziyaret ediliyor, havuzda son demler yaşanıyor, sitenin çayırları bizim kızla ve kitaplarıyla şenleniyor...





Kahvaltımızı yapınca kitaplarını seçiyor ve bahçeye iniyoruz. Çimenlere oturuyoruz ve kitaplarımızı okumaya başlıyoruz. Tabii ki olayı park keyfiyle de taçlandırıyoruz.
















O gün keyfi bunları istemiş...









Bana diyor ki; "Anne keşke bahçe katı ev alsaymışız..."
Haklı valla...
Balkondan direkt bahçeye çık, havuza git, çimenlere masanı kur, ister kahvaltını, ister akşam yemeğini yap, ister kahve keyfine var...Çocuk da özgürce bahçe de gününü geçirsin...
Düşünemedik diyemeyeceğim, çünkü düşündük, bana biraz zor geldi vs vs...ama şimdi ara ara keşke diyorum...









Bu güzel salıncak bahçe katında oturan tanımadığımız bir komşunun...
Ege Bahar kendisininmiş gibi kuruluyor, ayırmak için biraz uğraşıyorum açıkçası.









Konu konuyu açtı...
Ne diyordum; biz artık kitaplarımızı bahçede okuyoruz, çok da keyifli oluyor. Bu arada gündüz kitap okuduğumuz için ara verdiğimiz akşam uyku öncesi okumalarımıza da geri döndük yani yaz bitmeden kitap keyfini ikiye katladık...

Galiba bu çocuk kitaplarını bende çok seviyorum;)


27 Nisan 2013 Cumartesi

Cumartesi'den...


Daha önce yazmadım ama Ege Bahar Nisan'ın ikinci haftası su çiçeği geçirdi. Hastalık etkenini okuldan aldı sanırım, kendi sınıfından iki arkadaşı daha geçirdi. Bir hafta okula ara verdi. Geçtiğimiz 10 gün içinde bende bir rahatsızlık yaşadım. Bel fıtığı oldum heralde diye hastaneye gittim, MR çekilince apayrı bir durum olduğu ortaya çıktı. Çok şükür korkulacak bir durum değil ama zaman zaman ortaya çıkan ağrılar biraz halsiz bırakıyor beni.


Bugün hava mis gibiydi ama sabah ağrıyla uyandım yine. Kafamda haftasonuna dair bambaşka planlar varken hepsinden vazgeçtim. Evde kalıp dinlenmek en iyisi olacaktı. Akşam üzeri en azından Ege Baharcığım biraz hava alsın diyerek site içerisinde gezintiye çıkardım. Sitede yaşamanın güzelliği böyle birşeymiş. Önceki evimizde en yakın parka gidebilmek için birde üzerine trafik derdi çekerdik. Gezer miydik, yorulur muyduk anlamazdık. Bugün iki buçuk saat parkta vakit geçirdik ve yorulmadan evimize geldik.

Havaların ısınmasıyla birlikte zaman zaman  sitenin değişik bölgelerinde bulunan parklara gidiyoruz. Her seferinde değişik anneler ve çocuklarıyla tanışıyoruz. Hatta bazılarıyla öyle kaynaştık ki aynı bölgede yaşamanın verdiği kolaylıkla çocuklar bir arada vakit geçirsinler diye arada bir buluşmaya karar verdik. Yazın inşallah havuz buluşmaları da yapacağız. Muhtemelen çocuk havuzlarının dibinden ayrılamayacağız ama olsun:)  

Cumartesi günümüzün bu iki üç saatlik zaman diliminden kareleri kaydedeyim istedim...


Canımmmm...