13 Mayıs 2014 Salı

Anaokulu etkinliği; Anneler Günü

  




3 Mayıs Cumartesi sabahı
 Ege Bahar'ın anaokulunun biz anneler için düzenlediği Anneler Günü Kahvaltısı etkinliği kapsamında Moda Teras 'daydık.








Okulumuzun beş ayrı sınıfının annelerinin katılımıyla hem çocuklarımız hem kendimiz çok keyifli dakikalar yaşadık.










Gelen animasyon ekibi o kadar profesyoneldi ki;
 70 çocuk çılgınca eğlendi.
Tabii mekan yetkililerinin bu aktivite için ayrı kocaman bir salonu ayarlamasının bu eğlencede payı büyük.

 Elimde fotoğrafı yok ama bir ara tüm anneler ve çocukları animatörler eşliğinde kahkahalarla dans ediyordu.
 Zannediyorum bir buçuk saatlik animasyon aktivitesinin yaklaşık yirmi dakikası bizde çocuklarımızla eğlendik. 




Kelebekler Sınıfı anneleri ve Gönül öğretmenimiz






Moda Teras muhteşem manzarasıyla
Anadolu yakasında en sevdiğim mekanlardandır.

Tam terastır hakikaten;

 bir tarafta Tarihi Moda İskelesi'nin güzelliği





diğer tarafta Fenerbahçe Burnu...





Bir ara tüm çocuklar öğretmenleri tarafından ayrı bir salona alındı,
iki dakika sonra hepsi ellerinde birer kırmızı gülle yanımıza geldiler:)
Benim kızım öyle coşmuş ki , şarkısı dilinde, gülü elinde geldi kollarıma:)









Berru, Ege Bahar, Neva, Buket


Anneler ve çocuklar olarak sabahtan öğlene,
güzel, keyifli, duygulu, mutlu anlar yaşadık,

anılara anılar ekledik,
unutmayalım diye bir de buraya not ettik:) 

10 Mayıs 2014 Cumartesi

İyi ki, iyi ki, iyi ki...


3 Mayıs 1978'de iyi ki açmışsın dünyaya gözlerini...
İyi ki doğmuşsun güzel kalplim...
İyi ki hep yanımdasın...
İyi ki, iyi ki, iyi ki...





Çok şaşalı doğumgünleri olmaz bizimkiler...
Biz bir aradaysak,
iyiysek,
 bir de küçük de olsa bir ağız tadımız varsa yeter de artar bile...




Evin ufak kuşları için ne keyiftir ama...
Babasının doğumgünü için yaşadığı heyecan görülmeye değerdi.
Hele ki hiç yemediği pastanın yanından ayrılmayışı,
 kendisinin gibi sahip çıkışı,
 defalarca babasıyla mumları üflemesi çok hoştu:)




Mutluluktan ne yapacağını şaşırmış Ege Bahar:)





Canlarım benim...




3 Mayıs 2014
hatırası





Bitaneciğim;
hep elele, sağlıkla,
nice yaşlarını karşılayalım inşallah...









Doğumgünü çocukları:)





Hadi bakalım bu deneme olsun,
babanın pastasından nasiplen:)
Hafta başı  kendininkini kaç defa üfleyeceksin,
o mumlar kaç defa yanıp sönecek acaba???

1 Mayıs 2014 Perşembe

Hoşgeldin Mayıs...




Hoşgeldin Mayıs...

Sevgilinin,
sarı papatyamın doğduğu,
 bir ömür birlikteliğe adım attığımız,
içimi kıpır kıpır yapan
en özel ay benim için...


Bugün 1 Mayıs,
Emeğin, işçinin bayramı...
Regaip Kandilimizde bugüne denk geldi.
Gözyaşının akmadığı,
canların yanmadığı,
bayramın bayram gibi kutlandığı bir 1 Mayıs olsun inşallah...

Herkesin Regaip Kandilini kutluyor,
 hayırlara vesile olmasını diliyorum...

Hoşgeldin Mayıs,
sefalar getirdin...




Not: Görsel netten alıntıdır.

30 Nisan 2014 Çarşamba

Pembeler içinde ve mutlu...




Cumartesileri durum budur,
özetle;
pembeler içinde ve mutlu... 




 Neva ile...




Bütün kızlar toplandık, toplandık, toplandık:)




Esneme hareketleri ile geçen bir buçuk aylık süreç bitti,
evde "demi plie" gibi alışkın olmadığımız terimler havada uçuşuyor, küçük yaşta ne verirsen nasıl da yutuveriyorlar...




Nasıl olur, her haftasonu nasıl ayarlanır, ama bazı haftasonları çalışıyorum, ya bir şey çıkarsalarla başlayan bu maraton ara ara bir şeyler çıktığı halde kesintisiz devam ediyor.
 İnsan isteyince bir çözüm yolu hep bulunuyor.

Bu işe birlikte başladığımız annelerle, el birliğiyle, birbirimize yardımcı olarak götürüyoruz bu süreci.

Bal kızım istediği sürece devam edecek... 

O pembeler içinde ve mutlu...
Ben daha ne isterim ki? 

29 Nisan 2014 Salı

Kurabiye hikayesi...





-Anne hamur nerde kaldı???



-Ohh, nihayet kavuştum.



-Kalıplarım da hazır.



-Biraz merdaneyle açalım.



-Kalıplarla şekil de verelim.




-Tabii ki oyun da oynayalım, eğlenelim:)



-Biraz daha açalım...



-Size yok, bu benim kurabiyem, bir tek ben yapacağım:)




-Bak neler yaptım:)))


Bu iki oldu, biz bu günlerde oyun hamurlarıyla değil kurabiye hamuruyla oynuyoruz. İki dakikada kurabiye hamurunu hazırlayıp veriyorum eline; yarım saat, kırk beş dakika mıncıklıyor, önüne de bir iki kalıpla merdaneyi verdiğinde ondan mutlusu yok:)

Bir de pişirip afiyetle yemesi var tabii:)

İşini öyle benimsemiş, öyle özümsemiş ki;
geçenlerde okula gitmediği bir gün babasıyla evdeyken;

"Ben kurabiye yapacağım" diyor.

Babası da "Annen gelince hamurunu hazırlasın da öyle yap." diyor.

Bizim baş aşçı diyor ki:
"Ben hamur hazırlamayı biliyorum."
ve başlıyor hamuru hazırlamaya.

Çocukların nasıl bir gözlem yeteneği var, hayret ettim yine...

Hamurunu kendine göre hazırlamış, şekeri bile yerinde, ne eksik, ne fazla.

İnanmazsınız ailece yüzde yüz kızımın ellerinden ilk kez kurabiye yedik.

 Maalesef fotoğraflamak hiç aklıma gelmedi...

Olsun...
Görüntüleri aklıma yazdım nasılsa...

Allahım çok mesudum:)))

27 Nisan 2014 Pazar

mikroskopla tanışma...





Mart ayının sonuna doğruydu,  bir Cuma iş çıkışı laboratuvardan mikroskobumuzu alıp eve döndüm. Laboratuvar dersi sırasında öğrencilerime göstereceğim üç dört çeşit preparatı yaklaşık otuz preparat arasından seçmem gerekiyordu. Bende bu işi haftasonu evde rahat rahat yapayım diye düşünmüştüm.

Pek tabii çok rahat yapamadım bu işi:)
Evdeki Ege Bahar faktörünü elbette unutmamıştım fakat mikroskobun başından kalkmayarak beni hiç oturtmayacağını da düşünememiştim.





Önündeki preparat kutusuna bakar mısınız?
Tek tek eline aldı, inceledi, hatta mikroskobun preparat tablasına düzgünce yerleştirip, sıkıştırma klipslerini bile ayarladı.







Elbette anlayamayacağı bir sürü preparat vardı, incecik bitki gövdesi kesitlerinden tutunda, bir bal arısının çene kesitine kadar.

Bazı örnekleri hiç bir şeye benzetemedi haliyle ama tek hücreli canlılardan ve kan hücrelerinden bir şeyler anladı sanıyorum:)





Ege Bahar'ın mikroskopla tanışması böyle oldu.

Aşağıdaki kitabı yaş grubu biraz daha büyük olan çocuklarınıza alıp, mikroskobu kullanabilmeleri, mikroskop çeşitlerini anlayabilmeleri, evde yapabilecekleri basit, küçük gözlemleri görebilmeleri adına yardımcı olabilirsiniz.

Tabii bunun için küçük de olsa bir mikroskoba ihtiyacınız var. İnternet satış sitelerinden araştırırsanız evde kullanılabilecek boyutta ve özellikte mikroskopların çok da pahalı olmadığını görürsünüz, aldığımız bir çok oyuncağa verdiğimiz tonla paranın yanında çok da büyük meblalar tutmadığını göreceksiniz. Çocuğun dünyasında gözüyle görmediği canlıların görüntüsünü keşfetmesini sağladığınızda soruların ardı arkası kesilmiyor zaten, tecrübeyle sabittir:) 




Bahsettiğim bu kitap Tübitak yayınlarının yıllardır basımını yaptığı bir kitap.

Ben ne olur ne olmaz, gün gelir basımı kaldırılır diye bir kaç yıl önceden alıp kitaplığımıza koymuştum. Baktım ki Ege Bahar mikroskopla çok ilgilendi, hemen çıkardım, dikkatlice incelediğimde daha yaş grubu olarak bir iki seneye ancak algılayabileceğini düşündüğüm halde hücre kavramını farklı canlılar üzerinden açıklaması, mikroskop çeşitlerini görsellerle vermesi, mikroskobun kısımlarını tanıtması, nasıl kullanıldığını anlatması, evde yapılabilecek basit deneyler hakkında örnekler vermesi bakımından oldukça faydalı olduğunu gördüm. Bence mikroskobun nasıl kullanıldığı hakkında bir fikri olmayan yetişkinler için bile güzel bir kaynak.





İç kapaktaki mikroskop resimlerine bayıldım, 1700'lü yıllardan kalma mikroskopların görüntüsü ile günümüz mikroskoplarının görüntüsü bir arada verilmiş.





  






Bu sayfa en beğendiğim sayfalardan.
Tatlı sularda yaşayan tek hücreli protozoaları (amip, öglena, paramesyum vb.), tek hücreli algleri (su yosunlarını) nasıl güzel anlatmış...








Evde yapılabilecek deneylere örnekler...







Bir süre sonra evde rahatlıkla yapabileceğimiz deneylerden biri daha.




Mikroskopla tanıştığı gün Ege Bahar...

Okullar kapanmadan evde bir kez daha inceleme yapacağız inşallah...

Hatta Ege Bahar bu ay içerisinde okullarında katılacağım aile katılımı programında sınıflarına mikroskop getirmemi istedi.
 Yirmibeş çocukla ne yaparım bilemiyorum ama onun da gönlü olsun istiyorum.
Tek tek baktıramazsam en kötü ihtimalle görüntüyü kamerayla ekrana aktarırım diye düşünüyorum.


Böyle işte, ilklere bir anı daha eklendi...