Dün kızımla birlikte anne kız 32. İstanbul Kitap Fuarı'ndaydık.
Aslında sadece anne kız değil, Ege Bahar'ın yanında 130 tane de abla ve abisi vardı. Her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilerimizle birlikte kitap fuarındaydık.
Yüz otuz öğrenci, dört öğretmen ve bir de Ege Bahar:)
Ege Bahar için ilklerden oldu bu fuara katılmak.
Ben çok keyif aldığını düşünüyorum. İlk defa bu kadar kitabı birarada gördü:)
Acaba pişman olur muyum, anne kız sefil olur muyuz diye düşündüm ama gözümü karartıp aldım kızımı çıktım yola. Az yol değil, malum Maltepe'den Beylikdüzü. Yola çıkmadan otobüste sıkılmasın diye güzel bir çanta hazırladık birlikte. Resim defteri, boyalar, kalem kutusu, ufak tefek oyuncaklar, kuruyemiş, meyvesuyu falan olunca yanında, tabii birde otobüsteki abla ve abileri onunla ilgilenince yol nasıl geçti anlamadık...
Artık kitap fuarının indirim oranları pek az olsada (ki internet alışverişlerinde aynı oranda hatta daha fazla indirim uygulanıyor) fuarın havası apayrı. Beni her yıl İstanbul Kitap Fuarı başlamadan bir heyecan sarar. 1993 yılı Kasım ayında lise birinci sınıftayken Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenimiz sayesinde ilk defa bu fuarla tanışmıştım. Doğum sonrası izne ayrıldığım yıl hariç hiç aksatmadım. O yıllarda Tepebaşı'nda yapılan fuar Beylikdüzü'ne taşınınca gitmem artık desemde her yıl fuar zamanı geldiğinde koşa koşa gidiyorum. Ben Kitap fuarıyla ondört yaşımdayken, kızımsa dört buçuk yaşındayken tanıştı.
Ege Bahar'ın yanımda olması nedeniyle daha çok çocuk yayınlarının bulunduğu 2. salonda vakit geçirdik.
Bunlar Ege Bahar'ın payına düşenler...
Sakar Cadı Vini serisinin yeni kitabı "Sakar Cadı Vini'nin Korsanlık Macerası" ve eğlenceli bir etkinlik kitabı olan "Sakar Cadı Vini'nin Dünyasını Keşfet"...
Ege Bahar'ın kiaplığında bulunmasını çok istediğim "Küçük Prens" ve Yapı Kredi Yayınları'nın yeni kitaplarından olan "Küçük Hasır Şapka"...
Tübitak Yayınları'nın yeni kitaplarından "İçiyle dışıyla Vücudunuz".
Bu kitabı o kadar beğendim ki ayrı bir post halinde yazmayı düşünüyorum.
Bir diğeri yine Tübitak Yayınları'nın yeni basımlarından biri olan "Beni mutlu eden ne?" adlı kitabı. Bir panda yavrusunun annesinin dilinden dünyadaki bambu ormanlarının nasıl küçüldüğünü ve doğal ortamlarında yaşayan pandaların sayısının nasıl azaldığını anlatan kitapta Çin'deki bambu ormanlarında mutlu olabilen ve bu mutluluklarının devam etmesini isteyen minik panda ve annesinin macerasını okuyorsunuz.
Bunlarda benim payıma düşenler...
"Mart Menekşeleri" geçen yıldan beri çok okunan kitaplar listesinde gördüğüm kitaplardandı. "Böğürtlen Kışı" ve "Kır Çiçeği Tepesi" ise biri Ekim 2013 diğeri Kasım 2013 baskılı iki yeni kitap.
Bir de şu yazımda okumayı ne kadar istediğimi belirttiğim Türk Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak geçen Mehmet Rauf'un Eylül romanı nihayet bu fuarda unutulmadı ve kitaplığımda yerini aldı...
Aslında kafamda ve notlarımda olan bazı kitapların standlarına uğrayamadım bile, Ege Bahar'ın anaokulu içinde veliler olarak almayı düşündüğümüz yaklaşık onbeş kitabında poşetleri ellerimi doldurunca artık mecalim kalmadı deyip vazgeçtim. Örneğin Türk Tarih Kurumu'nun kitaplarının çoğu %50 indirimli olduğu halde bakamadım bile. Ne yapalım, kısmet bir daha ki Kasım'a inşallah...
32. İstanbul Kitap Fuarı anıları bizim için böyle kayıtlara geçti...


