Dün akşam üzeri saatleri, acele ediyorum, zira
bir arkadaşımızın düğününe katılacağız ve İstanbul Anadolu yakasından Tarabya'ya geçeceğiz.
Ben kıyafetleri hazırlarken Ege Bahar elinde bir oje ile etrafımda fırıldak gibi dönüyor, davete katılacağı için süslenmeli ve oje sürmeliymiş hasbam:)
Kesin bir ifadeyle zamanımızın olmadığını söylüyor ve işime devam ediyorum, nasıl ağlıyor nasıl ağlıyor ama düzgün bir şekilde açıkladığım için ilgilenmiyorum.
Bir süre sonra sesi kesiliyor, nihayet anladı ve sustu derken salonda aşağıdaki manzara ile karşılaşıyorum...
Doğal olarak ömründe eline oje fırçası almamış kocam kızımıza paşa paşa oje sürüyor...
Babasının nasıl dikkat kesildiğinin altını çizerim:)
Bizim ki mest olmuş, ağzı kulaklarında tabii ki...
Hemen fotoğraf makinesine sarılıp bu anı kaydediyorum, daha sonra gerektiğinde kullanılabilir kanıtlar olarak elimin altında bulunmalı:)
Bu arada babası ojeyi tırnaklarına biraz fazla fazla sürmüş, Allah'tan ilk elde yakaladık, müdahale ettik, öyle bol bol değil, ince tabakalar halinde iki kat süreceğini anlattık.
Vallahi başardı, sonuç tatmin ediciydi. Bizim süslü Raziye babasının sayesinde ojeleriyle düğüne katıldı.
Kız babası olmak böyle birşey işte...
Bu kızlar çok fena çokkk:)